|
|
|
|
OSTEOARTRİT
Giriş
Bu kitapçık, osteoartrit hastalığı olan kişiler ile bu kişilerin aile ve arkadaşlarına yardımcı
olmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitapçık, osteoartrit hastalığını, bu hastalığın gelişimini ve
tedavi yöntemlerini anlamanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca, bu hastalıkla ilgili söylentiler
konusunda da aydınlanmanızı sağlayacaktır.
Kitapçık, öncelikle osteoartrit ile ilgili bir takım gerçekleri açıklamakta ve bu hastalıkla daha
kolay yaşamanızı sağlayacak ipuçları ve tavsiyeler vermektedir. Daha sonra ise, hastalıkla
ilgili sık sorulan soruların yanıtları verilecektir. Verilen üç vaka geçmişi, insanların osteoartrit
ile nasıl başa çıktığı hakkında size bilgi verecektir.
Kitapçığın sonuna doğru ise, size yardımcı olabilecek kuruluşların adresleri ve Artrit
Araştırma Kampanyası (arc) ile nasıl iletişim kurabileceğinize dair bilgilere yer
verilmektedir. Kitapçığın sonunda, bazı tıbbi kelimelerin (kartilaj gibi) anlamları da
verilmektedir. Terimler bölümünde yer verilen kelimeler, kitapçıktaki ilk kullanımlarında
italik olarak yazılmıştır.
Osteoartrit nedir?
Osteoartrit, vücuttaki eklemleri etkileyen bir hastalıktır. Eklem yüzeyi zarar görmüştür ve bu
eklemi çevreleyen kemik kalınlaşmaktadır. ‘Osteo' kemik; ‘artrit’ ise eklem hasarı veya şişliği
(enflamasyon) anlamına gelir. Osteoartriti tanımlamak için kullanılan diğer kelimeler;
‘osteoartroz,’ ‘artroz’ ve ‘dejeneratif eklem hastalığı’dır.
Osteoartritin nasıl ilerlediğini anlamak için, normal bir eklemin nasıl çalıştığını bilmeniz
gerekir (bkz. Şekil 1). Eklem, iki kemiğin buluştuğu nokta olarak açıklanabilir.
Eklemlerimizin birçoğu, kemiklerin, yalnızca belirli doğrultularda hareket etmesini
sağlayacak yapılara sahiptir. Örneğin, diz eklemi bacağın arkaya doğru tamamen bükülmesine
izin verirken, yanlara doğru hareketi sınırlar.
Kemik uçları, kartilaj adı verilen ince bir kıkırdak katmanı ile kaplıdır. Bu kartilaj, eklem
üzerindeki etkileri azaltır ve eklem üzerine bir basınç uygulanması durumunda, güçlerin eşit
olarak dağılmasını sağlar. Pürüzsüz ve kaygan olan kartilaj yüzeyi, kemik uçlarının serbestçe
hareket etmesini sağlar.
Diz, vücutta bulunan en büyük eklemdir ve kartilaj katmanlarının arasında fazladan kıkırdak
parçalarına sahiptir (bu parçaların her birine menisküs adı verilir) – bu parçalar, vida somunu
şeklindeki küçük kartilaj halkalarıdır.
Eklem, az miktarda koyu kıvamlı bir sıvı (eklem sıvısı) üreten bir zar (sinovyum) ile
çevrelenmiştir. Bu sıvı, kartilajı besler ve sürekli olarak kaygan kalmasını sağlar. Sinovyum,
kapsül adı verilen ve kemiklerin çok fazla hareket etmesini engelleyen, daha sert yapılı bir dış
tabakaya sahiptir.
Ligamentler, eklemin her iki tarafında bulunan kemiklerin sabit bir şekilde yerlerinde
kalmasını sağlar. Bunlar, kapsülün içerisinde veya hemen dışında çalışan kalın ve güçlü
bantlardır. Kapsül ile birlikte ligamentler, kemiklerin çok fazla hareket etmesini veya
yerinden çıkmasını engeller.
Tendonlar, kasları eklemin her iki tarafındaki kemiklere bağlayan, güçlü yönlendiricilerdir.
Aynı zamanda, eklemin yerini korumasına da yardımcı olurlar. Bir kas büzüldüğü takdirde,
kısalır; bu nedenle de kemiği çekerek eklemin hareketini sağlar. Normal bir eklemde
osteoartrit gelişimiyle meydana gelenler.
Eklemde osteoartrit gelişmesi durumunda, kartilaj zamanla pürüzlü hale gelir ve kartilaj
incelirken, altta bulunan kemik kalınlaşmaya başlar. Eklemin ucunda bulunan kemik ise
dışarıya doğru uzamaya başlar (bu da osteofit veya kemik spürlerinin oluşumuna neden olur).
Sinovyum hafifçe şişmeye başlar ve daha fazla sıvı üretebilir; bu ise eklemin hafifçe
şişmesine neden olacaktır. Kapsül ve ligamentler, şekli değişmekte olan eklemi sabit hale
getirmek ister gibi yavaş yavaş incelmeye ve kısalmaya başlar. Bu durumda, eklemi hareket
ettiren kaslar zayıflayabilir, incelebilir veya işlevsiz hale gelebilir.
Osteoartritik eklemler bir mikroskop altında incelendiğinde, eklemin kendi kendini tamir
etmeye çalıştığı görülür. Eklemin tüm dokuları, normalde olduklarından daha aktiftir.
Örneğin, hasarı tamir etmek için osteofitler gibi yeni dokular üretilecektir. Bir çok durumda,
özellikle küçük parmak eklemlerinde, bu tamir başarılı olur. Bu durum, osteoartriti olan
birçok insanın neden herhangi bir sorun yaşamadığını açıklamaktadır. Ancak, bazen bu tamir
işlemi hasarı tamir etmek için yeterli olmayabilir. Böyle olması durumunda ise osteoartrit,
eklemi ciddi biçimde etkileyecek, ağrılara sebep olacak ve hareket etmeyi zorlaştıracaktır. Bu
durum genellikle, daha büyük eklemler olan diz ve kalçalarda görülür.
Osteoartrit süreci, uzun yıllar içerisinde gelişen yavaş bir süreçtir. Birçok vakada, eklemin
yalnızca belirli bir bölümünü etkileyen küçük değişiklikler görülür. Bazen ise, osteoartrit son
derece şiddetli ve yaygın olabilir;
Şiddetli osteoartritlerde, kartilaj son derece ince bir hale gelerek, kalınlaşmış kemik uçlarını
kaplayamamaya başlar. Bu durumda, kemik uçları birbirlerine temas ederek, aşınmaya
başlayacaktır. Kartilaj kaybı, kemik aşınması ve kemiğin uçlarda aşırı büyümesi sonucunda
eklemin şekli değişebilir. Sonuç olarak, kemikler normal pozisyonlarından çıkmaya
zorlanacağından deformite meydana gelecektir.
Sıklıkla görülen komplikasyonlar, kalsiyum kristallerinin kireçli birikintilerinin kartilaj
içerisinde oluştuğu bölgede görülür (bu, kalsifikasyon veya kondrokalsinoz adı verilen bir
süreçtir). Bu kalsiyum kristalleri, kartilajdaki sarsıntı nedeniyle gevşeyebilir, sinovyumu
tahriş edebilir ve böylece de eklemin sıcak, kırmızı ve şiş hale gelmesine neden olur
(psödogut).
Osteoartritin sebepleri nelerdir?
Diğer birçok durumda olduğu gibi, osteoartrite yakalanma riskini de arttırabilecek birçok
faktör vardır. Genellikle, bu faktörlerin birçoğunun osteoartrit meydana gelmeden önce
mevcut bulunması gerekmektedir. Söz konusu önemli risk faktörleri şunları da kapsar:
Yaş
Osteoartrit, genellikle 40, 50, 60’lı yaşların sonlarında görülür ve bu hastalığa 40 yaş altı
grupta nadiren rastlanır. Bu hastalığın yaşlı insanlarda daha sık görülmesinin sebebi halen
bilinmemektedir. Ancak, muhtemelen, kasların zayıflaması, kilo alınması ve vücüdun kendi
kendini tamir yeteneğinin azalması gibi yaşlanmayla birlikte görülen faktörler bu durumu
etkilemektedir.
Cinsiyet
Başta diz ve eller olmak üzere, eklemlerde meydana gelen osteoartrit kadınlarda daha yaygın
ve şiddetlidir.
Obezite
Birçok insan için obezite, özellikle dizlerde görülen osteoartriti etkileyen önemli bir faktördür.
Aşırı kilolu olunması, halihazırda mevcut olan osteoartrit hastalığının daha da kötüleşme
olasılığını arttırmaktadır.
Eklem incinmesi
Bir eklemde ciddi bir incinme meydana gelmesi veya eklem üzerinde ameliyat yapılması,
ilerleyen yıllarda bu bölgede osteoartrit oluşmasına neden olabilir. Kalçalarda görülen Perthes
hastalığı gibi doğuştan gelen veya çocuklukta gelişen bir takım eklem anormallikleri de daha
sonra osteoartrit oluşumuna neden olabilir.
Normal aktivite ve egzersiz eklemler için kötü değil, son derece iyidir ve osteoartrite neden
olmaz. Ancak, zor ve tekrarlanan aktiviteler eklemlerin incinmesine neden olabilir. Bu durum,
çiftçiler (kalça osteoartriti) ve profesyonel futbolcular (diz osteoartriti) gibi fiziksel olarak
zorlayıcı işleri olan insanlarda osteoartritin neden daha sık görüldüğünü açıklamaktadır.
Kalıtım
Ailelerde nesilden nesile aktarılan bir osteoartrit çeşidi vardır (nodal Osteoartrit). Bu
genellikle, orta yaşlı bayanlarda elleri etkiler. Kalıtım yoluyla aktarılan hangi genlerin nodal
osteoartrite neden olduğunu bilmiyoruz; ancak bir değil birçok genin bu durumla ilişkili
olduğu düşüncesindeyiz
Diz ve kalça osteoartritlerinde, kalıtım küçük ancak önemli bir rol oynamaktadır. Bu
bölgelerde, obezite ve eklem incinmesi gibi risk faktörleri daha önemlidir. Genç yaşlarda
başlayan ve ailelerde nesilden nesile aktarılan bazı nadir ancak önemli osteoartrit çeşitleri de
vardır. Ve bunların, önemli bir kartilaj bileşeni olan kolajeni etkileyen tek bir genle ilgili
olduğunu biliyoruz.
Diğer eklem hastalıkları çeşitleri
Bazen osteoartrit, yıllar önce meydana gelmiş farklı bir eklem hastalığından kaynaklanmış
olan incinme ve hasarlardan dolayı da meydana gelebilir. Örneğin, romatoid artriti olan
kimselerde, romatoid enflamasyonun ciddi derecede yakmış olduğu ancak eklemlerin
hastalıktan etkilenmiş şekilde işlevine devam ettiği eklemlerde ‘ikincil’ osteoartritler
oluşabilir.
Şüphesiz, buna neden olan başka faktörler de vardır; ancak bunların ne olduğu henüz
bilinmemektedir. Ancak, bugün bilinenler yanlış aktarılan söylentileri düzeltmek için
yeterlidir. Osteoartrit, hafif egzersiz, iklim veya şoklardan etkilenmez. Kasları, kartilaj ve
kemikleri etkileyen yetersiz beslenme dışında, beslenme tarzı nedeniyle sıklıkla tüketilen
belirli yiyeceklerden de kaynaklanmaz.
Osteoartrit ne sıklıkla görülür? Farklı osteoartrit çeşitleri nelerdir?
Osteoartrit en sık görülen eklem hastalığıdır. Diz osteoartriti, kalça osteoartritine kıyasla daha
sık görülmektedir; ancak bütün olarak ele alındığında, 65 yaş üstü insanların %10-20’sini
etkileyen bu hastalık, yaşlılarda görülen ağrı ve sakatlıkların temel kaynağıdır. Bu ülkede
bulunan yaklaşık 8 milyon insan, bu hastalıktan etkilenmiş durumdadır ve bunların 1 milyonu
tedaviye ihtiyaç duymaktadır. Geri kalanlara gelince, birçoğu osteoartrit rahatsızlığının
farkında değildir; veya röntgenle tespit edildiği halde herhangi bir ağrıya sebep olmayan
osteoartritleri vardır. Osteoartrit dünyanın her yerinde görülmektedir ve tarih boyunca da
sıklıkla görülmüştür. Hangi eklemin ne sıklıkla etkilendiği konusunda ırklar arasında
farklılıklar olsa da tüm ırklar osteoartrit hastalığından etkilenmiştir – örneğin, kalça ve el
osteoartritleri Avrupalılarda ve Avrupa kökenli kimselerde daha sık görülürken, Çinli ve
AfroKarayipli halklarda oldukça nadir olarak görülür.
Diğer osteoartrit tipleri nelerdir?
Osteoartritin birçok tipi mevcuttur. Farklı eklemleri etkileyen farklı tipleri vardır
Diz osteoartriti
Diz osteoartriti erkeklere kıyasla, kadınlarda daha sık görülmekte ve her iki dizi birden
etkilemektedir. En çok sorunla, 50, 60 ve 70’li yaşların sonlarında karşılaşılır. Aşırı kilolu
olunması ve nodal osteoartrit varlığı, kadınlardaki diz osteoartriti riskini arttırmaktadır.
Önceden meydana gelmiş spor kazaları veya yapılmış ameliyatlar (bir kartilajın çıkarılması
gibi), erkeklerde daha etkili olan risklerdir ve tek dizde görülen osteoartrit oluşumuna neden
olabilirler. Bazen ise, belirgin bir sebep yoktur. Genellikle ağrı, dizin ön ve yan kısımlarında
hissedilir. Şiddetli vakalarda ise, dizler eğilebilir veya eğrilebilir
Kalça osteoartriti
Kalça osteoartriti, erkekleri olduğu kadar kadınları da etkiler ve genellikle 40, 50 ve 60’lı
yaşlarda görülür. Tek veya her iki kalçayı etkileyebilir. Çiftçilerde bu hastalığın riski daha
yüksektir. Kimi zaman ise, doğuştan gelen veya çocuklukta ortaya çıkan kalça zorunları
(konjenital çıkma veya Perhthes hastalığı gibi anormal gelişim durumları), ilerleyen yaşlarda
osteoartrite neden olabilir. Ancak, bir çok insanda belirgin sebeplere rastlanmamaktadır.
Kalça eklemi kasığın altında yer alır ve kalça ağrıları genellikle, kasıkların ön kısmında
hissedilir; ancak bazen uyluk, kaba etler veya dizin altında da hissedilebilir (buna ise yayılmış
ağrı denir).
Şiddetli kalça osteoartritinde, etkilenen bacak, eklemin yanlarında yer alan kemiğin
ezilmesinden dolayı bir miktar kısalabilir. Yukarıda da belirtildiği gibi, Çinli ve AfroKarayipli
insanlarda açıklanamayan nedenlerden ötürü kalça eklemi osteoartritlerine rastlanılmaktadır.
Ellerde görülen osteoartrit
El osteoartriti genellikle, nodal osteoartritin bir parçası olarak meydana gelir. Bu rahatsızlık
genellikle kadınları etkiler ve 40 ve 50’li yaşlarda, yani menapoz (‘değişim’) döneminde
oluşur. Sıklıkla, baş parmak kökünü ve parmak ucu eklemlerini etkilediği görülmektedir.
Özellikle durum ilk oluşmaya başladığında, eklemler, kırmızı, şiş ve hassas hale gelir.
Yıllar içerisinde, yavaş yavaş eklemlerin arka kısımlarında sabit ve yumrulu şişlikler oluşur
Bu şişlikleri ilk olarak tanımlayan İngiliz doktor William Heberden’in adına
atfen, bu şişliklere Heberden nodları denir. Heberden nodları oluşumunu tümüyle
tamamladığında, ağrı ve hassasiyet artış gösterir. Ancak, baş parmağın kök eklemi kalıcı bir
sorun teşkil etmeye devam edebilir. Parmaklar, yumrulu ve kimi zaman hafifçe eğilmiş olsa
da genellikle normal işlevlerine devam edebilirler ve uzun süreli sorunlara neden olmazlar.
Ancak, orta yaşlarda görülen nodal osteoartrit ilerleyen 60 ve 70’li yaşlarda meydana
gelebilecek olan diz veya diğer eklem osteoartritlerinin habercisi olabilir.
Bu sebeple de el osteoartritine, kimi zaman ‘genelleşmiş’ (yaygın) osteoartrit de denmektedir.
Nodal osteoartrit çoğunlukla, kalıtım yoluyla aktarılan genlerle ilişkilidir ve ailelerde nesilden
nesile aktarılır. Neredeyse tamamıyla, yalnızca beyaz insanlarda görülür. (Bkz. ‘Osteoartrit
hangi testlerle tespit edilebilir?’ başlığı altında verilen röntgen filmi (Şekil 8).)
Boyun ve sırt osteoartriti
Boyun ve sırt bölgelerinde görülen osteoartritlere genellikle spondiloz adı verilir. Röntgen
filmleri bunun son derece yaygın olduğunu göstermektedir; ancak rahatsızlık genellikle
herhangi bir soruna yol açmaz ve röntgen filmlerinde görülenler, omurga ağrısı ve sertliğiyle
çok az ilişkilidir. Dünya nüfusunun neredeyse yarısı, zaman zaman sırt ağrısı çekmektedir;
ancak osteoartrit bunun en yaygın sebebidir. (Bkz. arc kitapçığı 'Sırt Ağrısı.')
Ayaklarda görülen osteoartrit
Ayak osteoartriti genellikle, büyük parmak kökünde yer alan eklemi etkiler. Sonuç olarak ise,
parmak sertleşir (halluks rigidus) ve bu durum yürümeyi zorlaştırır; veya parmak eğilir
(halluks valgus) ve bu ağrılı şişliklerin oluşmasına neden olabilir (bkz. Şekil 7). (Bkz. arc
kitapçığı ‘Ayaklar, Ayakkabılar ve Artrit.’)
Kristalli osteoartrit
Eklemlerdeki kartilaj içerisinde kalsiyum kristalleri kireçli tortular oluşturabilir (bu işleme
kalsifikasyon veya kondrokalsinoz adı verilir). Kalsifikasyon, özellikle yaşlı kimselerde en sık
diz eklemlerinde görülür. Bu durum röntgende belirgindir ve bir iğne yardımıyla dizden
alınmış olan sinoviyal sıvı içerisinde de görülebilirler.
Kristallerin çoğu kalsiyum pirofosfattan üretildiğinden, osteoartritin bu kristalli tipine
genellikle pirofosfat artrit (veya kronik pirofosfat artrit) adı verilir. Kristalsiz osteoartritlerde
daha şiddetli olma ve daha hızlı ilerleme eğilimindedir. Ayrıca, bu kristaller nadiren de olsa
son derece ağrılı şişlik nöbetlerine sebep olabilir (psödogut veya akut pirofosfat artrit).
Osteoartrit insanlara göre farklılık gösterir mi?
Kimi zaman, osteoartrit belirtilmiş olanlardan farklı eklemlerde de gelişebilir. Özellikle de
eklem incinmiş ise, neredeyse bütün eklemlerde osteoartrit oluşumu görülebilir. Aynı
eklemlerinde osteoartrit rahatsızlığı olan iki kişi ele alındığında bile, osteoartritin bu kişileri
farklı etkilediği görülecektir. Bazı insanlar çok az sorun yaşarken, kimileri ise hiçbir sorun
yaşamayabilir. Kimi hastalar sıklıkla ağrıdan şikayet edebilir; kimileri ise hareket etme ve
hastalıklı eklemi kullanma ile ilgili sıkıntılardan söz edecektir. Yine bazı hastalar yıllarca
değişmeden kalırken, bazılarında ise birçok değişiklik görülebilir. Osteoartrit son derece
değişken olduğundan, bir genelleme yapmak oldukça güçtür. Bu nedenle, kendinizi osteoartrit
rahatsızlığı olan başka bir kişi ile kıyaslamanız, size yardımcı olmayacaktır.
Osteoartritin semptom ve belirtileri nelerdir?
Aylar ve yıllar içerisinde ilerleyen osteoartrit, yavaş yavaş ve kendini hissettirmeden gelişen
bir hastalıktır. Sertleşmiş ve ağrılı eklemler en temel semptomlardır. Ağrı, eklemin yoğun
olarak kullanıldığı günün sonunda daha yoğun olacaktır. Dinlenme sonrası görülen tutukluk,
eklemin hareket ettirilmesiyle birkaç dakika içerisinde çözülür. Sorunlu eklem sorunsuz veya
normal zamanlardaki şekilde hareket etmez ve sıklıkla hareket esnasında çatırdama ve gıcırtı
sesleri duyulur. Nadiren de, zayıf kaslar veya stabilite kaybı nedeniyle eklem iflas edebilir.
Kas egzersizleri ile kasları güçlendirmek ve bu durumu önlemek mümkündür (egzersizler ve
diğer tavsiyelere kitapçığın ilerleyen sayfalarında yer verilecektir).
Sıklıkla, görünür bir sebep olmadığı halde semptomlar değişkenlik gösterebilir. İklim
değişiklikleri (özellikle nemli havalar ve düşük basınç), eklem ağrılarını kötüleştirebilir - bazı
kişiler ise bunun fiziksel aktivitelerinin çokluğundan kaynaklandığını düşünmektedir.
Bazen, sert kemik osteofitleri veya ekstra sinoviyal sıvı (yumuşaklık hissine neden olacaktır)
nedeniyle eklemler, şişkin bir görünüm alabilir; bu esnada eklem çevresindeki kaslar daha
ince görünecektir.
Bazı ilerlemiş vakalarda, yalnızca egzersiz esnasında veya sonrasında değil dinlenme
esnasında veya gece bile şiddetli ve sürekli ağrılar oluşabilir. Böyle durumlarda, bazı günlük
görev ve faaliyetler, etkilenen ekleme de bağlı olarak kişiyi zorlayabilir. Örneğin, diz veya
kalça osteoartritleri, merdiven çıkma ve inme, arabaya binme ve inme, oturulan yerden
kalkma veya çorap ve ayakkabı giyme gibi işlemler esnasında kişinin zorlanmasına neden
olabilir. Yürüme esnasında meydana gelen ağrı nedeniyle, hastanın hareketliliği etkilenebilir.
Bu zorluklar, yapabileceklerinizi sınırlayabilir ve özgürlüğünüzü kısıtlayabilir.
Doktorlar osteoartrit teşhisini nasıl koyar?
Doktorunuzun koyduğu osteoartrit teşhisinin en önemli dayanağı yukarıda belirtilen semptom
ve belirtilerdir. Eklemleriniz incelenirken, kemikteki şişkinlik, eklemin gıcırdaması ve kısıtlı
hareketleriniz doktorunuz tarafından farkedilecektir. Ayrıca doktorunuz, eklem hassasiyetini
ve incelmekte olan kasları, fazla sıvı veya eklem instabilitesini de inceleyecektir.
Osteoartrit hangi testler sonucunda ortaya çıkar?
Diğer artrit tiplerini elemek amacıyla yapılsa da, kan testleri osteoartrit tespiti için yapılmaz.
Osteoartrit varlığından emin olmak için yapılacak en iyi şey, röntgen çekimidir. Kartilaj
incelir ve kemikte pürüzler oluşmaya başlarken meydana gelen kemik daralması röntgenlerde
net bir şekilde görülebilir. Diz röntgenlerinde, kalsifikasyon oluşumları da izlenebilir.
Röntgen çekimi teşhis konulmasına yardımcı olsa da, yaşayabileceğiniz sıkıntıların tahmini
için kullanılamaz. Kötü görünen bir röntgen, çok fazla ağrı çekileceği veya sakatlık
oluşabileceğini söylemek için yeterli değildir.
Osteoartrit hastalığım var ise neler beklemeliyim?
Osteoartrit, her zaman kötüye giden bir hastalık değildir. Osteoartrit rahatsızlığı olan
insanların çoğu şiddetli sakatlıklara maruz kalmamakta ve normal yaşamlarını
sürdürmektedir. Birçok insan için ise, osteoartrit, semptomlar başladıktan birkaç yıl sonra
zirveye ulaşır, sonrasında ise ya aynı kalır ya da hafifler. Diğer insanlar için ise, yıllar
ilerledikçe bir veya daha fazla eklem (özellikle kalça veya diz) kötüleşir ve zamanla daha
ağrılı ve kısıtlayıcı hale gelir.
Kimi zaman, osteoartrit kendiliğinden iyileşir ancak bu çok sık karşılaşılan bir durum
değildir. Doktorlar, kişilerde hastalığın nasıl seyredeceğini tahmin edememektedirler. Ancak,
belirtilerin tedavisi için kullanılabilecek birçok yöntem mevcuttur ve yaşam tarzında
yapılacak birkaç küçük değişiklikle, osteoartritin ilerleme riski azaltılabilir. Eklem üzerindeki
baskıyı azaltacak düzenli ve uygun egzersizler (bkz. ‘Kendime yardımcı olmak için ne
yapabilirim?') ile sağlıklı beslenme yolu ile ideal kilonun korunması, yardımcı olacaktır.
Böylece, osteoartritli bir kişi, belirli bir noktaya kadar da olsa hastalığının gidişatını kendisi
belirlemektedir.
Kendime yardım etmek için neler yapabilirim?
Osteoartritin kesin bir tedavisi yoktur; ancak semptomlarınızın azalmasına yardımcı olacak ve
hastalığın ilerleme olasılığını azaltmak için kullanabileceğiniz birçok yol mevcuttur. Doktor,
hemşire ve terapistler her zaman size yardımcı olmaya hazırdır; ancak sizin de osteoartrit ve
tedavisi hakkında bilgi sahibi olmanız son derece önemlidir çünkü bu size kendinize bakma
ve osteoartrit ile mücadele etme olanağı sağlayacaktır.
Günlük rutin aktivitelerinizin ve yaşam şeklinizin iki öğesini değiştirmeniz gerekebilir. Uzun
vadede, bu değişiklikler size herhangi bir tablet veya ilaç kullanımından daha çok yardımcı
olacaktır.
Eklemler üzerindeki baskıyı azaltın
İlk olarak, ağrılı osteoartritik eklemler üzerindeki baskıyı azaltabilirsiniz. Bu birçok şekilde
yapılabilir:
• İdeal kilonuzu koruyun. Kilolu iseniz, birkaç kilo kaybetmeniz bile kalça, diz ve
ayaklarınız üzerindeki baskının azalmasına yardımcı olacaktır. İdeal kilonuza dönmeniz,
eklemleriniz için son derece önemlidir; ancak bu zor olabilir ve bu konuda kararlı olmanız
gerekmektedir. Düzenli egzersiz ve diyetin bir arada uygulanması; yalnızca diyet yapmaktan
daha faydalı olacaktır. ‘Diyet yapmak’ beslenme alışkanlıklarınızı sonsuza kadar değil, birkaç
ay için değiştirmeniz anlamına gelir.
• Gün içerisindeki aktivitelerinizi düzenleyin. Hepsini bir anda yapmaktansa, fiziksel olarak
sizi zorlayabilecek aktiviteleri (ev işleri, çim biçmek gibi) gün içerisine yayın.
• İnce ve yumuşak tabanlı ayakkabılar giyin; böyle ayakkabılar ayak, diz ve kalçalarınız
için birer şok-emici işlevi görecektir. ‘Hava’ delikleri olan spor ayakkabılar oldukça idealdir;
ancak günümüzde modaya uygun ayakkabılar da böyle tabanlar kullanmaktadır. Kadınlar için,
topuksuz ayakkabılar tercih edilmesi de önemlidir. Yüksek topuklar kalça ve diz açısını
değiştirerek, eklemler üzerine fazladan yük binmesine neden olmaktadır.
• Bir baston kullanın; baston, ağrılı kalça veya diz üzerindeki yük ve baskıyı azaltacaktır.
Bastonun boyu ve doğru kullanım için bir doktor veya terapiste başvurabilirsiniz.
• Eklemlerinizi koruyun. Eklemlerinize çok fazla baskı yapan gereksiz aktivitelerden
kaçının. Gereksiz baskılardan kaçınmak için, gerekiyorsa evinizi, arabanızı veya iş yerinizi
yeniden düzenleyebilirsiniz. Evdeki faaliyetleriniz sizi çok zorluyorsa, bir meslek terapistine
danışarak, eklemlerinizi nasıl koruyacağınız ve yaptığınız iş miktarını nasıl arttırabileceğiniz
konularında tavsiye alabilirsiniz
Aktivite ve egzersiz
İkinci olarak, eklemlerinizi hareket ettirmeye devam etmeniz gerekmektedir. Yapmanız
gereken iki tip egzersiz vardır. İlk olarak, güçlendirici egzersizler, osteoartritik ekleminiz
üzerinde hareket eden kasların kuvvet ve işlevini arttıracaktır (örneğin, diz osteoartriti için ön
uyluk kası veya kuadriseps). Bu, osteoartritik eklemlerin korunması ve stabil tutulmasına
yardımcı olacak ve ağrıyı azaltacaktır. Böyle güçlendirici egzersizler aynı zamanda, yaşlı
kimselerde oldukça sık görülen düşme riskini de azaltacaktır. İkinci olarak ise, nabız
sayımınızı arttırarak sizi nefessiz bırakan egzersizler de (aerobik egzersiz) ağrınızı azaltabilir
ve bu egzersizlerden daha fazla yapabilmenize olanak sağlar. Düzenli aerobik egzersiz, gece
uykunuzun kalitesini arttıracaktır ve genel sağlığık ve refahınız için de son derece iyidir. Bu
iki tip egzersizin düzenli olarak yapılması birçok osteoartrit hastasına yardımcı olmaktadır ve
birkaç ay içerisinde ağrıları azaltarak daha fazla hareket edilmesine imkan verecektir.
Doğru egzersizleri öğrenmek için bir fizyoterapiste başvurabilirsiniz; ancak bunları günlük
hayatınızın bir parçası haline getirmek ve tıpkı diş fırçalamak gibi hergün tekrarladığınız bir
alışkanlık olmasını sağlamak sizin elinizdedir. Gerekli egzersizler kişiye uyacak şekilde
planlanabilir ve bu, her yaştan insan için yararlı olacaktır.
Kaslarınızı nasıl rahatlatacağınız ve stresi bedeninizden nasıl uzak tutacağınızı öğrenmek de
özellikle ağrınız olduğu zamanlarda son derece faydalı olacaktır. Fizyoterapistler ve meslek
terapistleri, nasıl rahatlayacağınız, hareketlilik sorunlarınızı nasıl çözeceğiniz, eklem
üzerindeki baskılarından nasıl kaçınacağınız ve ağrı ile nasıl başedebileceğiniz konularında
size tavsiyelerde bulunabilirler.
Tablet veya kremler iyileşmeme yardımcı olur mu?
Ağrı kesiciler genellikle, semptomların azalmasına yardımcı olmakta ve hastalıkla yaşamayı
daha mümkün kılmaktadır. Bu ilaçlar, artritin kendisini etkilemez ancak ağrıyı ve tutulmayı
azaltırlar. Bu ilaçların sıkıntılı ağrı nöbetleri esnasında veya ekstra iş yapılması gereken
durumlarda kullanımı uygun olacaktır. Önerilen dozdan fazlasını almamanız gerekmektedir.
Parasetamol en basit ve en güvenli ağrı kesicidir ve ilk olarak alınması gereken ağrı kesiciler
bunlardır. Kombine ağrı kesiciler (cocodamol, codydramol gibi), parasetamolün yanı sıra
ikincil olarak, kodein benzeri bir ilaç içermektedir. Parasetamolden daha güçlü olabilirler
ancak kabızlık ve baş dönmesi gibi yan etkileri olabilir.
Eklemde meydana gelen enflamasyon, ağrı ve tutukluğun artmasına neden olabilir; bu
nedenle de doktorunuz size, non-steroidal anti-enflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) kullanmanızı
önerebilir. Bu ilaçlar, hastalara parasetamolden daha çok yardımcı olmaktadır ancak, sindirim
güçlüğü, ishal, bileklerde şişme ve cilt döküntüleri gibi yan etkiler görülebilir. Bu ilaçların
kullanımı, ciddi bir mide kanaması riski taşımaktadır; bu nedenle NSAID’lerin mide ülseri
olan kişilerde kullanımı önerilmez. Küçük dozda ibuprofen kullanımı en güvenli olanıdır ve
ilk etapta kullanımı en sık tavsiye edilen ilaçtır. En son piyasaya sürülen NSAID’ler
(‘koksibler’) mide ve bağırsaklar açısından daha güvenlidir ancak diğer yan etkilerin görülme
riski bunlarda da mevcuttur. ‘Koksibler’ ciddi kalp krizi ve felç riski ile ilişkilendirimiştir; bu
nedenle de kontrolsüz yüksek kan basıncı olan kişilerin, koksib kullanması önerilmez. (bkz.
arc broşürleri ‘İlaçlar ve Artrit,’ ‘Non-Steroidal Anti-Enflamatuar İlaçlar’ ve ‘Ağrı ve Artrit’
kitapçığı)
NSAID krem ve jeller özellikle diz ve el osteoartritlerinde genellikle etkilidir. Bunların
kullanımı son derece güvenlidir – kan dolaşımı ile çok azı emilmektedir.
Kapsaisin krem de (kapsikum yani biber bitkisinden yapılmaktadır) güvenli ve etkili bir ağrı
kesicidir. İlk birkaç kullanımda, ısınma veya yanma hissine neden olabilir ancak düzenli
kullanım sonrasında bu hisler geçecektir. Etkili olması için her gün düzenli olarak
kullanılması önerilir.
Ağrı kesiciler genellikle, semptomların azalmasına yardımcı olmakta ve hastalıkla yaşamayı
daha mümkün kılmaktadır. Bu ilaçlar, artritin kendisini etkilemez ancak ağrıyı ve tutulmayı
azaltırlar. Bu ilaçların sıkıntılı ağrı nöbetleri esnasında veya ekstra iş yapılması gereken
durumlarda kullanımı uygun olacaktır. Önerilen dozdan fazlasını almamanız gerekmektedir.
Parasetamol en basit ve en güvenli ağrı kesicidir ve ilk olarak alınması gereken ağrı kesiciler
bunlardır. Kombine ağrı kesiciler (cocodamol, codydramol gibi), parasetamolün yanı sıra
ikincil olarak, kodein benzeri bir ilaç içermektedir. Parasetamolden daha güçlü olabilirler
ancak kabızlık ve baş dönmesi gibi yan etkileri olabilir.
Eklemde meydana gelen enflamasyon, ağrı ve tutukluğun artmasına neden olabilir; bu
nedenle de doktorunuz size, non-steroidal anti-enflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) kullanmanızı
önerebilir. Bu ilaçlar, hastalara parasetamolden daha çok yardımcı olmaktadır ancak, sindirim
güçlüğü, ishal, bileklerde şişme ve cilt döküntüleri gibi yan etkiler görülebilir. Bu ilaçların
kullanımı, ciddi bir mide kanaması riski taşımaktadır; bu nedenle NSAID’lerin mide ülseri
olan kişilerde kullanımı önerilmez. Küçük dozda ibuprofen kullanımı en güvenli olanıdır ve
ilk etapta kullanımı en sık tavsiye edilen ilaçtır. En son piyasaya sürülen NSAID’ler
(‘koksibler’) mide ve bağırsaklar açısından daha güvenlidir ancak diğer yan etkilerin görülme
riski bunlarda da mevcuttur. ‘Koksibler’ ciddi kalp krizi ve felç riski ile ilişkilendirimiştir; bu
nedenle de kontrolsüz yüksek kan basıncı olan kişilerin, koksib kullanması önerilmez. (bkz.
arc broşürleri ‘İlaçlar ve Artrit,’ ‘Non-Steroidal Anti-Enflamatuar İlaçlar’ ve ‘Ağrı ve Artrit’
kitapçığı)
NSAID krem ve jeller özellikle diz ve el osteoartritlerinde genellikle etkilidir. Bunların
kullanımı son derece güvenlidir – kan dolaşımı ile çok azı emilmektedir.
Kapsaisin krem de (kapsikum yani biber bitkisinden yapılmaktadır) güvenli ve etkili bir ağrı
kesicidir. İlk birkaç kullanımda, ısınma veya yanma hissine neden olabilir ancak düzenli
kullanım sonrasında bu hisler geçecektir. Etkili olması için her gün düzenli olarak
kullanılması önerilir.
Yukarıda sözü edilen ilaçlarla ağrıları geçmeyen ve şiddetli ağrılar çeken hastalar üzerinde
kullanılması gerekebilecek daha kuvvetli ağrı kesiciler de mevcuttur (tradamol, nefopam,
meptazinol gibi). Ancak, maalesef, bu ilaçlar daha kuvvetli ağrı kesiciler olduğu halde
genellikle yan etkileri vardır ve bu yan etkiler özellikle mide bulantısı, baş dönmesi ve
sersemlik hissidir; bu yan etkileri nedeniyle böyle ağrı kesicilerin düzenli doktor kontrolü
altında kullanılması tavsiye edilir.
Bu tablet ve kremler, farklı bölgeler üzerinde etkili olabilir; bu yüzden yeterince kuvvetli
olmadığı düşünülen ilaçlar diğerleri ile kombine edilerek kullanılabilir. Reçeteniz olmadan da
eczacınızın önerdiği parasetamol, düşük dozlu NSAID tablet ve kremleri kullanabilirsiniz.
Ancak, kapsaisin krem, NSAID tablet ve kremlerin çoğu ve güçlü kombine ağrı kesiciler
yalnızca doktor reçetesi ile satılmaktadır.
Birçok kişi ise, sağlıklı gıda marketleri veya eczanelerden aldıkları glukozamin ve
kondroitin tabletleri kullanmaktadır. Bu ilaçlar da reçete ile satılabilir. Bunların kullanım
sebebi ise şudur; eklem kartilajı normal şartlarda glukozamin ve kondroitin bileşikleri içerir;
bu nedenle bu doğal bileşenleri içeren gıda takviyeleri almak, zarar görmüş olan osteoartritik
kartilaj sağlığı için faydalı olabilir. Günümüzde yapılan araştırmalar ile bunun doğru olup
olmadığı anlaşılmaya çalışılmaktadır. Ancak, etkisi kesin olmamasına rağmen birçok kişi,
kullanımı son derece güvenli olan bu takviyelerin etkili olduğunu belirtmektedir; ancak
kabuklu deniz hayvanlarına alerjisi olan kişiler tarafından kullanılmamalıdırlar. Ağrıda
azalma ve rahatlama için birkaç hafta kullanım gerekebilir.
Yukarıda sözü edilen ilaçlarla ağrıları geçmeyen ve şiddetli ağrılar çeken hastalar üzerinde
kullanılması gerekebilecek daha kuvvetli ağrı kesiciler de mevcuttur (tradamol, nefopam,
meptazinol gibi). Ancak, maalesef, bu ilaçlar daha kuvvetli ağrı kesiciler olduğu halde
genellikle yan etkileri vardır ve bu yan etkiler özellikle mide bulantısı, baş dönmesi ve
sersemlik hissidir; bu yan etkileri nedeniyle böyle ağrı kesicilerin düzenli doktor kontrolü
altında kullanılması tavsiye edilir.
Bu tablet ve kremler, farklı bölgeler üzerinde etkili olabilir; bu yüzden yeterince kuvvetli
olmadığı düşünülen ilaçlar diğerleri ile kombine edilerek kullanılabilir. Reçeteniz olmadan da
eczacınızın önerdiği parasetamol, düşük dozlu NSAID tablet ve kremleri kullanabilirsiniz.
Ancak, kapsaisin krem, NSAID tablet ve kremlerin çoğu ve güçlü kombine ağrı kesiciler
yalnızca doktor reçetesi ile satılmaktadır.
Birçok kişi ise, sağlıklı gıda marketleri veya eczanelerden aldıkları glukozamin ve
kondroitin tabletleri kullanmaktadır. Bu ilaçlar da reçete ile satılabilir. Bunların kullanım
sebebi ise şudur; eklem kartilajı normal şartlarda glukozamin ve kondroitin bileşikleri içerir;
bu nedenle bu doğal bileşenleri içeren gıda takviyeleri almak, zarar görmüş olan osteoartritik
kartilaj sağlığı için faydalı olabilir. Günümüzde yapılan araştırmalar ile bunun doğru olup
olmadığı anlaşılmaya çalışılmaktadır. Ancak, etkisi kesin olmamasına rağmen birçok kişi,
kullanımı son derece güvenli olan bu takviyelerin etkili olduğunu belirtmektedir; ancak
kabuklu deniz hayvanlarına alerjisi olan kişiler tarafından kullanılmamalıdırlar. Ağrıda
azalma ve rahatlama için birkaç hafta kullanım gerekebilir.
Şiddetli bir osteoartrit nasıl tedavi edilir?
Özellikle diz ve baş parmakta olmak üzere, ekleme yapılan steroid enjeksiyonu ağrının birkaç
hafta boyunca hafiflemesini sağlayabilir. Bu işlem, çok ağrılı osteoartritler ve psödogut
atakları için uygulanmaktadır. Genellikle, oldukça etkilidir ve etki gün içerisinde hissedilir.
Dize hiyaluronan enjekte edilmesi de bazı kişilere iyi gelebilir. Hiyaluronan, normal eklem
sıvısının ince ve kıvamlı bileşenine benzer ve 3-5 haftada bir enjekte edilerek kullanılır.
Ancak, etkisi steroid enjeksiyonuna kıyasla daha geç görülür.
Ameliyat, ağrının son derece artmış ve tedaviye rağmen hareketliliğin oldukça kısıtlı olduğu
bazı vakalarda başarılı olabilir. Kötü vakalarda, kalça değişimi son derece başarılı olmaktadır.
Günümüzde, kötü vakalarda yapılan diz değişimi de başarılı olmaktadır. Diz
ve diğer eklemler üzerinde uygulanabilecek yeni cerrahi yöntemler geliştirilmekte ve başarı
oranı sürekli.
Kutu ve şişelerle ilgili sorunlarım olursa ne yapmalıyım?
Çocuk korumalı şişeleri açma konusunda zorluklar yaşıyorsanız, eczacınızdan ilaçlarınızı
daha uygun bir kap içerisine koymasını rica edebilirsiniz. Reçeteniz ile birlikte eczacınıza
verebileceğiniz özel bir istek kartı için arc'a başvurabilirsiniz.
Sık sorulan sorular ve yanıtları
Osteoartrit ile romatoid artrit arasındaki fark nedir?
Romatoid artrit ve osteoartrit oldukça farklı hastalıklardır. Osteoartrit genellikle 40 yaşından
önce görülürken, romatoid artrit 20 veya 30’lu yaşlarda oluşabilen bir hastalıktır. Bu sürece
birçok eklem dahildir – sinovyum son derece şişkindir ve bu durum, eklem içerisinde bulunan
tüm dokulara zarar vermektedir. Hastalıktan etkilenmiş olan eklemler ağrılı ve genellikle
tutuktur; sıcak, hassas ve sıvı ile (ekstra kemik büyümesi ile değil) şişmiş bir görünümleri
vardır. Kan tahlillleri sonuçları, vücudu genel olarak etkileyen ve sıklıkla anemi, kilo kaybı ve
yorgunluğa neden olan vücuda yayılmış durumda bir enflamasyona işaret eder. Röntgen
filmleri, osteoartritte görülen kemik spürleri ve kalsifikasyondan ziyade ince ve aşınmış
kemikleri gösterir.
Beni gelecekte neler bekliyor?
Osteoartrit genellikle ağrılı ve yıpratıcı bir hastalık olsa da, sakatlığa sebep olan artrit veya
eklemlerde şiddetli deformiteye yol açmamaktadır. İnsanların çoğu için, temel değil yalnızca
rahatsızlık verici bir sorun olacaktır.
Romatoid artrit veya diğer eklem hastalığı tiplerine yol açmaz. Tüm bedeninize yayılmaz.
Kanser veya diğer ciddi hastalıklarl herhangi bir bağlantısı yoktur.
İlerleyen zamanla birlikte, bazen ağrılar da hafifler ve osteoartritli insanların çoğu çok az
sakatlık yaşamaktadır. Gelecek sizi, gereksiz yere korkutmasın; çünkü bu durum artritten daha
can sıkıcı olabilir. Osteoartritli kişilerin, kendilerine yardımcı olmak üzere yapabileceği
birçok şey vardır ve genellikle, yalnızca doktor veya terapistlere danışmaları yeterli olacaktır.
Modern tıp ve cerrahi, özellikle şiddetli eklem hasarı problemleri olan insanlara yardımcı
olabilmektedir.
Özel diyetler yardımcı olabilir mi?
Diyet, beslenme ve osteoartriti kapsayan birçok araştırma halen devam etmektedir. Birçok
kitap, makale ve reklam belirli diyet veya besin takviyelerinin osteoartrite iyi geldiğini iddia
etmektedir; ancak şu anda bu iddialar tam olarak kanıtlanmış değildir.
Ancak, glukozamin takviyesinin, osteoartritin iyileşmesine katkıda bulunduğuna dair bir
takım bulgular mevcuttur
Diyet ile ilgili olarak özel önem taşıyan husus, aşırı kilolu olmanın özellikle dizlerde görülen
osteoartrit riskini arttırdığının göz önünde tutulmasıdır. Aşırı kilo, ayrıca osteoartritin ilerleme
riskini de arttırır. Aşırı kilolu olmak genel sağlığınız için de kötüdür ve kalp hastalıkları, felç
ve diyabet gibi hastalıkların risklerini de arttırır. Bunlara bağlı olarak, dengeli ve sağlıklı
beslenerek kilonuzu her zaman, boyunuz ve yaşınıza uygun ideal kilonuza yakın tutmaya
çalışmalısınız.
İstirahat veya egzersizin faydası olur mu?
Eklemler, normal kullanım ile aşınmaz. Genel olarak, eklemlerin kullanılması
kullanılmamalarından her zaman daha iyidir. Ancak, aktivite ile istirahat arasındaki hassas
dengeyi sağlamanız son derece önemlidir. Osteoartritli kişilerin birçoğuna göre aşırı egzersiz
ağrılarını kötüleştirmekte; ancak aşırı hareketsizlik de tutulmaları çoğaltmaktadır.
Osteoartritli kişilere verilebilecek en iyi tavsiye ‘az ve sık’ egzersiz yapmalarıdır – kısa bir
müddet dinlenmenin ardından bir miktar egzersiz yapılabilir. Örneğin, ev veya bahçe
işlerinizi, belirli aralıklarla kısa kısa dinlenerek yapın. Bir yerde çok uzun süre oturmaktan
kaçının – zaman zaman ayağa kalkın ve gerinerek eklemlerinizi açın. Uzun araba
yolculuklarında, sık sık durun ve kısa yürüyüşler yapın.
Sonrasında şiddetli ağrılara neden olan aktivitelerden kaçınılması en iyisi olacaktır. Özel bir
neden dolayısıyla yapmanız gereken ekstra işler var ise, başlamadan önce bir ağrıkesici almak
sizi rahatlatacaktır. Böyle ekstra işler ekstra ağrılara sebep olsa da, ekleminize hasar verme
olasılığı düşüktür; ancak bu konuda endişeleriniz var ise, doktorunuz ya da terapistinizden
yardım isteyebilirsiniz.
Yüzme veya havuz tedavilerinin faydası olur mu?
Çok az ağrıya sebep olması nedeniyle yüzme, egzersiz yapmanın ve formda kalmanın en ideal
yoludur. Su vücut ağrılığınızı desteklediğinde, egzersiz esnasında eklemleriniz çok az kuvvete
maruz kalacaktır. Ayrıca, sıcak hava da kas ve eklemleri rahatlatır ve yumuşatır; böylece de
eklemleriniz daha serbest biçimde hareket edebilecektir. Kalça veya diz osteoartritiniz olması
durumunda, yüzmek sizin için oldukça faydalı olacaktır.
Bir hidroterapi havuzunda yapılması önerilen egzersizler, herhangi bir ağrıya sebep
olmaksızın kas ve eklemlerinizin daha iyi çalışmasına yardımcı olabilir. Doğal spa sularında
gözetim altında tutularak yapılan yüzme egzersizi, oldukça eski bir tedavidir – sizi rahatlatan,
suyun iyileştirme özelliğinden çok yapılan egzersizin kendisidir.
Osteoartrit rahatsızlığım cinsel yaşantımı, evliliğimi veya ailemi etkileyecek mi?
Osteoartrit bulaşıcı değildir ve aile veya arkadaşlara aktarılamaz. Evliliğinizi, eşinizle
ilişkinizi veya ailenizi etkilemesi için bir sebep yoktur. Ancak, cinsel birleşme zaman zaman,
özellikle de kalça osteoartriti olan kadınlar için ağrılı olabilir. Farklı pozisyonlar, sıklıkla bu
durum için yararlı olmaktadır. Bu konuda sorunlarınız varsa doktorunuza danışınız ve
‘Cinsellik ve Artrit’ isimli arc kitapçığını inceleyiniz.
Yumrulu parmaklara neden olan nodal osteoartrit rahatsızlığınız var ise, bunun orta yaşları
sırasında çocuklarınızda da görülmesi muhtemeldir. Bu özellikle, annenden %30-50 oranında
gen alan kız çocukları için doğru olabilir. Diz osteoartriti eğiliminin kalıtımla aktarılma riski
ise daha azdır. Nodal osteoartrit veya diz osteoartriti eğiliminizi gösterebilen herhangi bir test
mevcut değildir. Ancak, bir ebeveyninde nodal osteoartrit veya diz osteoartriti rahatsızlığı
olan çocukların, özellikle bayanların düzenli olarak egzersiz yapması ve aşırı kilo almaması
önerilir.
İklim osteoartriti gerçekten etkiler mi?
Ağrılı eklemler genellikle havaya karşı hassastır. Yağmurdan önce olduğu gibi, atmosfer
(barometrik) basıncının düşmesi, hastaların daha kötü hissetmesine neden olabilir. Bu da,
osteoartritli kişilerin yağmuru nasıl tahmin ettiğini ve eklem ağrılarının neden nem ile
bağlantılı olduğunu açıklamaktadır.
Ancak, farklı iklimlerin osteoartrit veya sonucu üzerindeki uzun-dönem etkilerine dair
bulgular mevcut değildir. İklim, semptomları geçici olarak etkileyebilir; ancak artritin
kendisini etkilemez. Osteoartritin iyileşmesini umarak farklı bir bölgeye taşınmak çok
mantıklı olmayacaktır. Osteoartrit dünyanın her yerinde ve tüm iklimlerde görülen bir
hastalıktır.
Sıcaklık faydalı olur mu?
Sorunlu bölgeye yapılan sıcaklık uygulaması genellikle osteoartrit kaynaklı ağrı ve
tutulmaların giderilmesinde yardımcı olur. Su torbası kullanımı oldukça yaygındır; ancak
sıcak su ile doldurulmuş şişeler kullanılarak da aynı etkiye daha masrafsız şekilde ulaşılabilir
(dikkatli olunuz – her ikisini kullanırken de kendinizi yakabilirsiniz). Bunlara ek olarak,
eczanelerde satılan ve bölgesel ısınma sağlayan kremler de mevcuttur.
Böyle önlemler, uzun vadede hastalık üzerinde herhangi bir etki yaratmayacaktır; ancak size
anlık rahatlamalar sağlayabilirler. Dikkatli kullanıldıkları sürece, güvenli ve rahatlatıcı
yöntemlerdir.
El ile yapılan tedaviler veya tamamlayıcı ilaçları denemek yararlı olur mu?
Sırt ve boyun ağrılarına, masör veya osteopatlar tarafından uygulanan el ile tedavileri yararlı
olabilir; ancak diğer bölgelerdeki osteoartrit rahatsızlıkları için el ile tedavi yöntemleri
önerilmez. Buna rağmen, birçok insan bu konuda öneri arayışındadır ve dikkat edilmesi
gereken en önemli şey uygulamayı yapacak kişinin eğitimli ve resmi belgeli bir kişi olmasıdır.
‘Tamamlayıcı’ ilaçlar da osteoartritli kişilerde faydalı olmaktadır. Akupunktur gibi bazı
uygulamaların kısa-süreli ağrı hafifletici etkileri olduğu görülmüştür. Ancak bu yöntemlerin
birçoğunun yaptığı şey hastada bir plasebo etkisi yaratmaktır (aslında ilaç görünümlü bir
şekeri alan kişinin iyi olacağına inanması gibi). İyi denilebilecek birçok tamamlayıcı tedavi
uygulayıcısı vardır; ancak ne maalesef, görünen odur ki, bu kişilerin bazıları insanların
acılarından yalnızca kazanç sağlama çabasındadır. Bakır bilekliklerin veya benzeri
uygulamaların osteoartriti gerçekten etkilediğine dair bulgular yoktur; ancak insanlar bunlara
inanarak bile hastalıklarını hafifletmektedirler (bkz. arc kitapçığı ‘Tamamlayıcı Tedaviler ve
Artrit’).
Neye kulak vermeliyim?
İyi niyetli birçok insandan tavsiye almak mümkündür. Dergiler ve medya, artrit ve tedavisi ile
ilgili yazılarla doludur. Bunların bazıları 'yeni umutlar’ sunarken, diğerleri mucize özellikli
özel diyet ve ilaçların reklamını yapmaktadır. Ne yazık ki, kullanılabilecek mucize ilaçlar
veya verilebilecek kolay yanıtlar mevcut değil. Yeni fikirlere para yatırmadan önce, mutlaka
doktorunuza danışınız ve bu kitapçıkta verilen tavsiyeleri göz önünde bulundurunuz.
Moralinizi yüksek tutmak
Bunalım, bozuk moral ve kalitesiz uyku ağrılarınızı daha da kötü hale getirebilir. Tüm bu
durumlar, ağrıyı hissetme şeklinizi etkileyecek ve ağrı eşiğinizi düşürecektir.
Bunalım içerisinde olan bir kişinin ağrıları daha şiddetli olabilir ve kişi bununla başa çıkmada
sorun yaşayabilir. Böyle kişiler doktorlarına danışarak, ağrıyı azaltmak için daha yüksek
dozda ilaçlar kullanabilirler. Ancak, kimi zaman, kişinin ihtiyaç duyduğu şey, artritin bunalım
ve moral bozukluğu etkisi ile ilgili yardımdır. Kişi bunalımdan çıktığında, ağrı genellikle
azalır ve kişi osteoartriti ile daha iyi mücadele edebilir.
Söylemek kolay olsa da, pozitif ve umutlu bir yaklaşım savaşın baştan kazanmak demektir.
Hayatınızı bir bütün olarak ve eskisinden daha güzel bir şekilde yaşayabilmek için elinizden
geleni yapın. Çok fazla istirahat etmeniz veya hareketsiz kalmanız durumunda moraliniz
düşebilecekkten, hobilerinizle vakit geçirmek ise sizi oyalayacaktır. Uyku da önemlidir - gün
içerisinde kısa uykular uyumak yerine gerekliyse bir ağrı kesici alarak iyi bir gece uykusu
uyumanız sizin için en iyisi olacaktır. Hayatınızın önceki döneminde çok hareketli aktivite ve
sporlar yaptıysanız daha pasif zamanlar geçirmeniz gerekebilir; ancak osteoartritin moralinizi
bozmasına ve sizi günlük işlerinizden alıkoymasına izin vermeyin.
Bazı vaka geçmişleri
..
Araştırmalar gelecek için ne ifade ediyor?
Osteoartritin sebepleri ve tam tedavisi halen tümüyle bilinmiyor. Ancak, günümüzde yapılan
araştırmalar (bunların birçoğu arc tarafından finanse edilmektedir), eklem hasarına yol açan
yapıları ve iyileşme tepkisini kontrol eden faktörleri gün ışığına çıkarmakta. Örneğin, şu anda
osteoartritte kartilajı inceltme etkisi olan kimyasalları biliyoruz ve bu kimyasalların
aktivitelerini önleyen yeni ilaçları test ediyoruz.
Araştırma ekiplerimiz, ayrıca osteoartrite neden olan genleri de araştırıyorlar. Tüm bunlar
tespit edildiğinde, sıklıkla karşılaşılan bu durumu önlememiz veya tedavi etmemiz mümkün
olacak. Bunun gibi sürmekte olan çalışmaların, kartilaj hasarına sebep olan süreçleri
kısıtlayacak yeni tedaviler ile sonuçlanmasını ve doğal iyileşmeyi destekleyecek bulgular
ortaya çıkarmasını umuyoruz.
Son yıllarda, doktor ve araştırmacıların bu konudaki tutumlar oldukça değişti. Bugün,
osteoartritin anlaşılması ve kontrol edilmesinin gelecekte mümkün olacağına inanıyorlar. Ve
artık, osteoartriti, yaşlanmanın veya ‘aşınma ve yıpranma’ hastalıklarının kaçınılmaz bir
parçası olarak değil çözülebilecek önemli bir sorun olarak değerlendiriyorlar.
Terimler
Kalsifikasyon – yumuşak dokularda görülen birikmiş kalsiyum kristalleri
Kapsül – bir eklemin çevresinde bulunan sert ve lifli kap İç katmanı sinovyum içerisinde
bulunur.
Kartilaj – kemik uçlarında bulunan ve bir yastık görevi gören güçlü materyal. Kaygan
yüzeyi, kemiklerin yumuşak biçimde hareket etmesine imkan sağlar.
Kondrokalsinoz – kartilaj kalsifikasyonu.
Kolajen – tendon, ligament ve kartilajın beyaz, lifli konektif dokusu içinde bulunan temel
madde. Çok önemli olan bu protein, cilt ve kemiklerde de bulunmaktadır.
Deformite – bir eklemde meydana gelen anormal büyüme ve şişlik.
Femür – üst bacak ya da uyluk kemiği; vücutta bulunan en uzun kemil.
Halüks rigidus – ayak başparmağı eklemi osteoartriti; parmak kilitli durumda ve serttir
(genellikle ağrılıdır).
Halüks valgus – ayak başparmağının dışa baktığı, ayak baş parmağı eklemi osteoartritidir.
Heberden nodları – parmak ucu eklemlerinde meydana gelen katı şişliklerdir; oluşumunu
tamamladıktan sonra genellikle ağrısızdır – nodal osteoartritin işaretidir.
Ligamentler – eklemin her iki yanında bulunan kemikleri birbirine bağlayarak eklemi bir
arada tutan sert, lifli bantlardır.
Menisküs – dizdeki kartilajla kaplı kemikler arasında bulunan, vida somunu benzeri serbest
kartilaj halkalarıdır. Her dizde bir iç (medyal) bir de dış (lateral) menisküs bulunur.
Nodal osteoartrit – genellikle kalıtım yolu ile aktarılan bir osteoartrit tipidir; en ayırıcı
özelliği yumru şeklindeki parmak şişlikleri (Heberden nodları) ve vücudun diğer bazı
bölgelerinde de (özellikle dizler ve ayak baş parmakları) osteoartrit görülmesidir.
Osteofitler – aynı zamanda ‘spür' olarak da bilinen osteoartrit eklemlerinin yan kısımlarının
çevresinde yer alan kemiklerde görülen aşırı büyüme.
Patella – diz kapağı, ön uyluk kaslarının diz çalışmasına yardımcı olmasını sağlayan küçük
bir kemik.
Perthes hastalığı – uyluk kemiğinin (femür) baş kısmında oluşan, ağrı ile topallamaya neden
olan ve özellikle 5-10 yaş arası erkek çocuklarda görülen enflamasyon. Kanın kemiğe
ulaşmasına engel olarak, yetersiz gelişim ve deformiteye sebep olur; ilerleyen yıllarda bu
hastalığa bağlı olarak osteoartrit oluşabilir.
Psödogut – eklemdeki (özellikle diz) kalsiyum kristalleri nedeniyle oluşan sıcak, ağrılı,
oldukça şiş eklemde görülen atak.
Pirofosfat artrit – kalsiyum pirofosfat kristallerinin bir eklem içerisinde (bkz. kalsifikasyon
ve kondrokalsinoz) oluştuğu bir osteoartrit tipi. Bu kristaller psödoguta da yol açabilir.
Yayılmış ağrı – sorunlu eklemden uzakta hissedilen ağrı (örneğin, osteoartritik bir kalçadan
kaynaklanan uyluk ve diz ağrıları).
Spondiloz – boyun ve sırtta bulunan küçük eklemlerde görülen osteoartrit – neredeyse tüm
insanlarda mevcuttur ancak belirtileri farkedilmez.
Sinoviyal sıvı – sinovyum tarafından eklemi beslemek ve kayganlaştırmak için üretilen sıvı.
Sinovyum – kapsülün sinoviyal sıvı üreten iç katmanı.
Tendonlar – kasları kemik üzerinde sabitleyen güçlü lifli ‘yönlendirici’ veya şeritler.
Tibya – alt bacak veya kaval kemiği – vücutta bulunan ikinci en büyük kemik.
Translated, with permission, from the booklet 'Osteoarthritis' 6025/OA/04-3
published by the Arthritis Research Campaign, United Kingdom (www.arc.org.uk).
The translation was carried out by RAED, not by the Arthritis Research Campaign.
RAED is responsible for the accuracy of this translation.
English edition: Pelin Sakalsız-Ödağacıoğlu
Scientific edition: Dr. A. Dinc
Kaynak: www.arc.org.uk
|
|