· Tedavi Yardımına İlişkin
Uygulama Tebliği Sıra No 8 Romatoloji


Artritli Bireyin Bakımı
Ankilozan Spondilit
Artritte Kan Testleri ve
Röntgen Filmleri
Fibromiyalji
Gebelik ve Artrit
Lupus (SLE)
Osteoartrit
Osteoporoz
Romatoid Artrit
Skleroderma
ROMATİZMA HASTASI OLMAK


Merhaba, 28 yaşındayım ve 1 hafta önce RA teşhisi konularak rapor verildi. Hikayem şöyle, 2009 Aralık ayında bir hastanede başka biri için koştururken sırtımda şiddetli ağrılar oluştu fakat ben başlarda koşturmaktan zannederek pek dikkate almadım. Bir süre sonra adım atamadım ve ayağımı kaldırdığım anda belime sanki bir bıçak darbesi gibi şiddetli bir acı saplandı. Hastanede de olduğum için hemen ortopedi servisine muayene oldum. Önce boyun ve bel röntgen filmleri çektirdim. Ardından boynum için mr çektirdim. Boynumda küçük bir fıtık olduğunu söylediler boyunluk takmam istendi ve bana ilaç olarak antibiyotik, kas gevşetici ve b vitamini kompleksi ile ağrı kesici verildi. 10 gün sonra kontrole bir özel hastaneye gittim. Fakat geçen süre içinde ağrımdan hiçbir azalma olmamıştı. Şiddeti aynı ilk günkü gibiydi. Kontrolde doktor mevcut fıtığın çok küçük olduğunu ve bu denli şiddetli ağrılara neden olamayacağından dolayı beni fizik tedavi doktoruna yönlendirdi. Fizyoterapist romatizmadan şüphelendi ve kan tahlili istedi neticece iltihaplı romatizmanız var diyerek 2 adet kortizon iğnesi ile birlikte naprosyn cr ve magnesyum diasporal toz verdi. 1 ay sonra kontrole gittim. Ağrılarım ara ara şiddetli olmakla beraber günlük hayatımı fazla olumsuz olarak etkilemiyordu ( ya da ben durumun ciddiyetinden habersiz bedenimi zorluyordum). Kan tahlillerimde yine değişiklik yoktu. Bana emin olmadan rapor vermek istemediğini belirterek tekrar kortizon iğnesi ile ağrı kesici ve magnesyum yazdı. Ve burada durum değişti geçen hafta kontrol sürem dolmadan yataktan kalkamaz oldum zaten bu sorun hep vardı ama şimdi hareket edemiyordum. Yürüyemedim çok acı çektim, ayak kemiklerim kırılmış ince kıymıklar ayağıma batıyor gibi canımın yakıyordu. Ellerimi bile kaldıramaz oldum. Vücudumun en ücra köşesine kadar acı ve ağrı beni sarıp sarmaladı. Hemen doktoruma gititm yine tahliller yapıldı ve neticede Romatoid Artrit teşhisi ile rapor çıkartıldı. Bu doğrultu da sormak isteğim şeyler şunlar: - Raporumda 4 etken madde var naproksen 750 mg. Tb + hidroksikloakin 200mg. + salicylazosulfapyridine + methotraxate 2,5 mg tb ( doktorum bunlardan ilk aşamada sadece ilk iki etken maddenin ilaçlarını reçeteme yazdı ) etken maddeler göre bana naprosyn cr tb ve prequenil tb ile kortizon iğnesi verildi. Ben şikayetlerimin azaldığını fark edemiyorum uzun kullanımdan sonra mı kendini belli edecek? Bu durumda sadece ilk ilaçların bende etki etmemesi durumunu doktorum dikkate almış oluyor, hazırlık olarak diğer ilaçlara da ihtiyaç duyabilir miyim? Yani ben daha kötü bir hal alabilir miyim? Birden düzelme şansım varsa ilaçlara hemen başlamak daha iyi olmaz mıydı? - Veya ben hiç zaman kaybetmeden bir de romotoloji servisine mi görünmem gerekir? Çok kısa zamanda hayatım alt üstü oldu. Bu ilaçlar böbreklerime ne kadar zarar verir çok merak ediyorum doğrusu (zira 4 yıldır alerjik astım tedavisi ve psikiyatristik tedavi nedeniyle fazlasıyla ilaç kullandım. Bunların arasına anaflaksi nedeniyle günde 750 mg prednol de dahil.) - Ayrıca kullanmakta olduğum iznim bitmek üzere. Bir anda çalışmaya başlamam bana olumsuz etki eder mi? Devamlı masa başında alışıyorum ve stresli bir işim var. Evde sadece yatıyorum hiçbir ev işimi göremiyorum.

Filiz


merhabaa herkese öncelikle geçmiş olsun bende 4senedir jra hastasıyım teşhisten sonra sadece bir ay ilaç kullandım hemen geçti:) şimdi çok iyiyim hiç eklemlerim tutulmuyor sabahları ama arada çok zorlarsam kendimi bileklerim tutuluyor ben iyileştim umarım sizde iyileşirsiniz tekrar geçmiş olsun..

melike


Herkese tekrar merhabalar; Feride hanımın yazısını okuduktan sonra bende birşeyler yazmak istedim. Önceki yazımda da belirttiğim gibi yaklaşık 10 senedir SLE hastasıyım. Hastalık akut ataklar ve remisyon(hastalık belirtilerinin sönmesi) dönemleriyle seyrediyor. Ben yaklaşık 3 sene çok yoğun baskılama tedavisi almama rağmen en ufak bir düzelme gösterememiştim ama çok şükür o 3 seneden sonra toparladım.
Feride hanım, bu hastalıkla uğraşırken ruh halide hastalığın seyri gibi; akut bir depresyon sonrasında kabullenme; daha sonrasında tekrar bir çıkmazz...
hem bedenen hem de ruhen her zaman remisyonda kalmanızı dilerim; bunun içinde kendi çabanız en önemlisi... her zaman mutlu ve stressiz olursunuz inşallah... sevgiler...

betül


Herkese merhabalar, ben 24 yaşındayım ve 8 aydır SLE tedavisi görüyorum. Öncelikle söylemek isterim ki hastalığım boyunca bu sitedeki her bireyin anılarını okuyarak kendi hastalığımın seyrini anlamaya çalıştım ve de herkese çok teşekkür ediyorum bana çok yardımcı oldunuz. Bu nedenle ben de yaşadıklarımı paylaşmak istedim.
Benim rahatsızlığım aslında 2 sene önce ilk belirtisini güneşe karşı aşırı hassasiyetle ve daha sonra yavaş yavaş ortaya çıkan adale ağrıları, eklemlerde tutulmalar ve aşırı yorgunluk hissi ile göstermişti. Bu belirtileri pek önemsemedim, çok da rahatsız etmiyordu. 2008 başlarında kalp çarpıntılarım olmaya başladı, kardiyolojiye gittik ve bana taşikardi teşhisi kondu. bu arada vücudumdaki ağrılarda gittikçe artmaya başlamıştı artık günlük yaşantımı etkileyecek hale gelmişti. Bir süre daha böyle idare ettim. 2009 Şubatında bir doktora gittim ve sedimantasyonum 72 çıktı, ve doktor romatrit arterit teşhisi koyarak bana 6 aylık deposilin iğne tedavisine başladı. Beklentim iğnelerin benim ağrılarımı azaltacağı yönündeydi, fakat 5 ay geçmiş olmasına rağmen benim ağrılarımda en ufak bir azalma olmuyordu, aksine ağrılarım daha çekilmez bir hal alıyordu. Bu sırada üniversitede son sınıf öğrencisi olduğum için normalden daha gergin bir süreçteydim, sanıyorum bunun da etkisiyle rahatsızlığım daha da net belirtiler göstermeye başladı ve ilk olarak yüzümde ve kulaklarımda kızarmalar başladı. Tabi başta bir anlam veremedim, fakat bu kızarmalar 2 hafta içinde gerginleşip çatlaklar oluşturdu. İstanbulda bir özel hastaneye gittim, doktor bana iltihaplı romatizmanın böyle yan etkilerinin olabileceğini söyledi, ben de önemsemedim. Daha sonra yüzüm çok ciddi şekilde şişmeye başladı. Bu şişmenin başladığı dönem benim final dönemimdi. Kendi kafama göre sınavlar daha “önemli” olduğu için şişmeyi önemsemedim ve 2 hafta daha bu halde vakit kaybettim. Sınavlarım son günlerinde beni arkadaşlarım okula götürüp getiriyordu ve hatta yüzümdeki şişlikten elimdeki notları göremiyordum. Sabah kalktığımda çorabımı bile oda arkadaşım giydiriyordu. Kahvaltı edip hemen ağrı kesici içiyordum ve bunu günde 4 defa tekrarlıyordum. Sonunda 31 mayısta ailemin yanına Antalyaya geldim ve 1 haziran 2009 da hemen bir hocaya gittik. Ben kapıdan içeri girer girmez hoca bana bakıp sen Lupus olmuşsun dedi. Hastalığın ne olduğunu ve çok uzun bir tedavi sürecinin olduğunu anlattı. İlk olarak bana günde iki tane plaquenil ve 16 mg deltacortil ile tedaviye başladı. İlk gece melekler gibi uyudum fakat ilaçlar ağır geldi ve midemde sorun yaşadık. deltacortil i içmesin dedi doktorum. Sadece 1 dozunu atladık ve korkunç bir hal aldı vücudum. Hayatımda hiç böyle bir ağrı hissetmemiştim ve hayal bile edemezdim. Vücudumda her noktasını bıçakla kesiliyor, her nefesimde etlerim birbirinden ayrılıyordu. Günlük 40 mg dekort iğneye başladık Midemi nexium ile normale döndürdükten sonra, bu seferde kalbimde sorun oldu. Kardiyolojiye gittik ve kalp arkasında kalınlaşma, sertleşme ve su toplaması oluştuğunu öğrendik. Kalbimdeki bu sorun benim günlerce uyumamda ve nefes almamda büyük sorun yarattı.kalbimdeki sorun da bir hafta içinde normale döndü fakat bu sefer hastalığım ataklarda bulunmaya başladı.kullandığım ilaçlara ek olarak günde iki tane immuran, haftada 2 gün de emthexate kullanmaya başladım ve deltacortil prednolle değiştirildi. 1 haziram 2009 tarihinden beri tedavi görüyorum, ilk 5 ay kabus gibi geçti fakat şuan kendimi çok iyi hissediyorum. Bazı günler hiç düzelemeyecekmişim gibi geliyordu çünkü bir gün iyiyim derken ertesi gün berbat oluyordum. asla belirgin bir seyiri olmadı benim rahatsızlığımın. ama gerçekten şuna eminim ki sadece yaşayanlar bilebilir neler hissettiğimizi. kötü günler geçirdim ama şuan stressiz, sakin ve mutlu olmak üzerine kurulu bir hayat geçirmeyi planlıyorum. her şeyi çok kafama takardım, bu 7 ay bana kesinlikle ders oldu.

tedavinin başlarında kafamı çok karıştıran tek bir şey vardı; bu hastalık kesinlikle tahmin edilebilir bir

Feride Sercan Baysal


İsmim Hatice Bulut, Sivas’ta ikamet ediyorum. Çocukluğumdan bu yana Reynaud Fenomeni hastalığım vardı, gittiğim doktorlar bu hastalığın bir tedavisi olmadığı ve kendimi idare etmem, soğuktan ve stresten mümkün olduğunca uzak durmam tavsiye edilerek bana trentilin retard isimli ilacı kullanmamı söylediler.İlacı uzun süre kullandım ama parmaklarımda kalıcı morarmalar olunca ilacı kesmem söylendi.Şikayetlerim yıllar geçtikçe artmaya başladı.Ellerimde en ufak yorulmada,streste morarmaya başladı,ardından nefes darlığı ve yüzümde çekilmeler,büzüşmeler başladı. 2002 yılında Ankara İhtisas Hastanesinde skleroderma tanısı konuldu.Kullandığım ilaçlar uzun süre iyi geldi.2007 nin sonunda şikayetlerim tekrar artmaya başladı.2009 yılında Sivas’a Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesine Romatoloji Servisi açılınca tedavime burada devam etmeye başladım.Yeni tedavimde ilaçlarım ; Trental 400( 1*1) ,Adalat Crone 30 Mg (1*1) ,asprin (1*1) , Colchıcum Dıspert (3*1 ),Delta Cortril 5 Mg (5*1) olarak değişti. Ayrıca kış ayı boyunca İlomedın ve aylık Endoxan tedavisi almaya başladım. Şimdilik durumum iyi,şikayetlerimde azalmalar oldu.Ama biliyorum ki Dünya Sağlık Örgütü’nün 1969′da düzenlediği uluslararası sempozyum sonucunda «sklerodermanın rastlanma sıklığı, kökeni, tedavisi ve geleceği konusunda kesin olarak hiç bir şey bilinmemektedir» yolundaki ortak karar, günümüzde de geçerlidir. Bunu sizinle paylaşmamdaki amaç yalnız olmadığımı hissetmek hastalıkla ilgili yeni gelişen tedaviler hakkında bilgi almak.Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Saygılar…..

hatice bulut


Merhaba, yaklaşık 10 sene önce; 15 yaşımdayken sle tanısı aldım; hayatın en güzel yılları olarak görülen lise çağlarını bu zor hastalıkla mücadeleyle geçirdim. günde 6 tane kortizon almak; 53 kiloyken 1 ay içinde 70 kiloya çıkmak; güneşin, denizin kesinlikle yasak olması; aldığın kilolardan etrafındaki kişilerin seni tanımaması... o kadar çok şey yaşadım ki şu an yazarken bile gözlerim doluyor. ta o zamanlar internete girip lupus yazıp araştırma yapardım. ve keşke bir lupus derneği olsa derdim. yalnız olmadığımı hissetmek için.. sizlere çok teşekkür ediyorum böyle bir siteyi ve derneği kurmak için gösterdiğiniz çabalar için :)

betül


Merhaba
benim hikayem çok uzun ve birazda korkutucu belki..ben antifosfolipid sendromu,hemolitik anemi,budd-chiari sendromu ve belirlenemeyen bağ dokusu hastalığını birlikte taşıyan bir hastayım. hepsi ender görülen hastalıklar:)artık gülümsemeyi öğrendim çünkü hayatta olduğum için çok şanslıyım.APS kanın pıhtılaşmasını sağlayan diğer bağ dokusu hastalıkları gibi bağışıklık sisteminden kaynaklanan bir hastalık ve bu yüzden 1.5 yıl önce karaciğerimin tüm damarları tıkandı buna budd-chiari deniliyor ve çoğunlukla ölümcül.ben nakil yada operasyon olmadım olamadım daha doğrusu çünkü kan pıhtıları her yere dağılabilirdi 1 ay hastanede yattıktan sonra iyileştim mucizeydi ve ölümden döndüm doktorlarım hala şaşkın:)nedeni yani APS 1 yıl sonra bulundu başka bir hastanede çünkü bu hastalık ülkemizde çok iyi bilinmiyor akla bile gelmiyor çoğunlukla.şu an karnımda hala asit var ama ilaçlarım var en azından ingilizce bildiğim için yabancı bir çok siteye üyeyim APS ile ilgili ve öyle çok şey öğrendimki..keşke türkiyede de bu kadar iyi tanınsa dayanışma sağlansa bilgiler paylaşılsa..çünkü bu hastalık ms ten hafıza kaybına kalp krizlerine inmeye kadar tüm vücudu etkileyen ve ölümcül olabilen bir hastalık.15 yıldır tanınıyor dünyadada.ben şu an yurtdışındakilerle aynı tedaviyi görüyorum ve çok iyi bir romatoloğum var.yinede korkunç baş ağrıları eklem ağrıları çekiyorum ama giderek azalıyor.plequenil ve coumadine kullanıyorum prednolu azaltıyorum.aşıya izin verilmediği için evden pek çıkmıyorum ama bahar gibi umarım hayata yeniden başlayacağım.doktorum çalış diyor:)tek sorunum evliyim ve bebek biraz zor görünüyor heparin iğneleri ve bir çok ilaç gerekecek ki karaciğerim izin verirse:(ama kader üzülmüyoruz asla..yaşadığımız her ana şükrediyoruz değil mi?

Zeynep


ben de RA hastasıyım.Zaman zaman ellerim parmaklarım acıyordu.
romatizma deyip geçiyordum.parmaklarım çok hassa ve acıyordu.sabahları parmaklarım kitlenmeye başladı doktora gittim RF 100 çıktı.RA teşhisi kondu.doktorum hastalığımla igili beni hiç bilgilendirmedi.doktorum çok sert hiç bir şey soramıyorum.en ufak birşeyde azarlıyor ben bu hastalıkla ilgili konuları internette araştırarak bu siteyi keşfederek öğrendim .şu anda H.tepede tedavi görüyorum beni moral olarak yüksek tutacak bir doktora çok ihtiyacım var.deltakortil,methotrexat,plauguenil,etol kullanıyorum.moralim çok bozuk hayattan hiç zevk almıyorum.günlük hayatımdaki işlerde yetersiz kalıyorum.her gün ağlıyorum.

fatma


merhaba ben hülya tam 10 sene oldu RA ile resmen tanışalı bende şanssızdım küçükken şikayetlerim vardı ama anlamadı doktorlar 10 sene önceye kadar. Bu güne kadar tüm tedavileri oldum denemediğimiz ilaç kalmadı ama şanslıydım doktor ne derse yaptım en son humira adındaki iğneden kullandım ve çok iyi geldi ama bu arada RA yüzüne 10 yılın sonunda sag el bileğim artık platin mecburen ameliyat oldum şimdi sol elim olacak. burdaki arkadaşların hikayelerini okudum yaşadığım günler aklıma geldi tek tavsiyem doktor ne derse yapın ve ilacı sakın aksatmayın en igrenç gelen hap yani methetrexate bile hayat kurtarıyo varsın igrenç olsun saglık sonuçta. mesleğim muhasebe ama geçmişte yaşadığım günlerde elimi kullanamadım üstümü giyinemedim otobüse binemedim işimi yapamadım ama hala savaşıyorum ve savaşacagım. RA bizimle bir bütün artık ama onunla yaşamayı ögrenip aynı anda hayatımızı kolaylaştırmak için lütfen arkadaşlar doktor ne derse yapın başka çare yok. Tüm arkadaşlara geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum

hülya dinçer


ben üniversite 2.sınıfa giderken(22yasında)ayak parmaklarımın altı agrımaya basladıı.şubat talıtınde bigün ellerımın ayaklarımın eklem yerleri şiştii.kızardı.açamıyorum kapatamıyorumm.hemen doktora gıttım ama tabi teshıs koyamadılar bademcıktekı bır bakterıden dolayı denıldı..bunun üstünden yıllar geçti.kıyafetlerimi giyememek yerdeki bir kitabı alamamak ınanılmaz üzüyordu benii.cevremdekı kımse benı anlamıyordu sankı çünkü dısardan gayet saglıklı gıbı gorunuyordumm.ve süreklı şikayet eden hep hasta ınsan oluyordumm..gecen yıl artık dayanılmaz agrılarım basladı sabahları kaskatı kalkıyordum.netten edındıgım ve yasadıklarımla RA oldugum teshısını koydumm..hemen bır romatolaga basvurdum su anda tedavı altındayımm.bugün roma turka ile tanıstım ve ne kadar gec kaldıgımı anladımm.bu aılede okudugum arkadasların şikayetlerı yanında benımkının cok hafıf ve basıt oldugunu gördümm.bazı arkadaslarını ıletılerını okurkende cok duygulanıp agladımm.Allah bize bu hastalıkla savaşma ve yaşama sabrı versınn.ve yaşama sevınci versin..

şerife


jra ile 10 yıldır arkadaşız :) diyorum cünkü en yakın arkadaşınız sizi hiç terketmeyen cok sadık bi arkadaştır o :)onunla arkadaş olmak cok acı verir size ama terketmez sizi.11 yasındaydım ve vücudumdaki bu anlamsız ağrıları cokta önemsemiyordum.okuluma gidemiyor, kıyafetlerimi giyemiyor, yatağıma bile yatamıyordum.küçük bi cocuksun ve seninle ilgili konuşulan seylerde kendini nereye koyacaksın bilemiyorsun.bu hastalıkta moral herşeyden önemlidir bunu sonradan öğrendim ama farkeden bişey olmadı pembe gözlüklerimi hiç çıkarmadım ben.sivas gibi kış mevsiminin ikamet ettiği bi yerde yasıyorum ve hastalıkta herşey ikiye katlanıyo cok soğuk cok :)önceleri ankara hacettepe üniv. tedevi görüyordum; sonraları cumhuriyet üniv. romatolojı bölümünde devam etti tedavim ve hala etmekte. kullanılabilecek bütün ilaçları kullandım artık son alternatiflerdeyim.humira die bi ilaç ve hayatımın en barbat ilacı metrotextat(bu ilaçtan tiksiniyorum ve tam 3 yıl herkese kullandığımı söyleyip kullanmadım siz sakın yapmayın kendi sonumu kendim hzırladım) kullanıyorum.doktorum bu senin istesende boşayamayacağın tek kocan dio :) Onunla yaşamayı öğrendim ama tek korkum gelecekteki planlarımı yapıp yapamayacağım.Düşünmüyor değilim karsılasacağım zorlukları görmezden gelemem ama planlarımın arasına pek koymuyorum ben bu hastalığı.el bileklerimi kullanamıyorum.sağ el parmaklarım bozuk,dizlerim şiş ve oturmayı unuttum,ayak parmaklarım bozuk acık ayakkabı giyemiyorum ama bunlar yaşamın ne kadar güzel olduğunu görmeme engel değil.dışardan göründüğünde cok faredilmiyo hastalığım bu beni mutlu ediyo.hastalığa inat bi bölümdede okuyorum.Ellerimi kullanamama inat resim öğretmenliğindeyim.hayat belki bişeyleri alıyo bizden ama yerine daha değerli şeyler veriyo.bizler gidene o kadar cok üzülüyoruzki gelenin farkında bile olmuyoruz.belki hayatı kısıtlı yaşıyorum hareketlerim acısından ama mutlu bi ailem ve birbirinden değerli dostlarım var.herkesin uğraşasında olduğu bi derdi var hayatta bizimkide bu diyerek kendimizi avutuyoruz :)21 yasındayım ve hiçbir hastalığa papuc bırakmayı düşünmüyorum.Ağrılara cok takılmayın bence.gülmek cok güzel ve gülmek için hastalığa üzülmekten daha cok sebebimiz var...herkese cok geçmiş olsun ;)

merve nur


Geçmiş Olsun..Bu kelimeyi hepimiz hastalandıktan sonra etrafımızdaki dostlarımızdan duyuyoruz..Kelimenin anlamını düşündüğümüz zaman (geçti gitti sağlığıma kavuştum ) diyerek gülümseyerek yüzlerine bakabiliriz.Ne yazık ki bizim rahatsızlığımız yaşamımız boyunca kendimize çok dikkat etmemiz gerektiğini ,bir yerlerde bizi beklediğini bilerek geçecek..Bende 1 yıldır RA hastasıyım.Yaşamım hepiniz gibi çok zor geçiyor ne yazık ki..Çalışmak zorundayım.Ödemem gereken kiram ve yaşantım var.Mesleğimi aktif olarak yapamıyorum artık ne yazık ki..Masa başında ama sektörden kopmadan...yoluma devam etmeye çalışıyorum... Yürümek benim yaşamımda işim gereği de olması gereken günlük parçamdı.Çok sevmeme rağmen fazla yürüyemiyorum. Kullandığım ilaçlar sayesinde geçen sene yaşadıklarımı şuanda yaşamıyorum.. Yavaş,sakin,fazla kendimi yormadan hayatı yaşamaya çalışıyorum..Çok zor olsa da..HEPİMİZ BEDENİMİZDE NELER OLDUĞUNUN FARKINDAYIZ..AMA ÖNEMLİ OLAN HASTALIKTAN SONRA YAPACAKLARIMIZ....

Gürsel ERGÜN


Merhabalar,

Buraya ilk yazimi tam 6 ay once yazmisim. Herhalde yeterli bir araliktir guncelleme yapmak icin diye dusunuyorum.

O zaman hareketlerimde kisitlamalar vardi, el, kol ve bacaklarimi kullanmamda. Birkac ay icinde daha da kotulestim. Sanirim 2-3 ay kadar gibi bir sureyi koltuk degnekleriyle gecirdim. Yuksek lisansin son sinavlarina degneklerle gittim, yazi yazarken iki elimi birden kullandim, bitirme projemi ben anlattim, insanlar bilgisayarda yazdi. Hicbir ayakkabimi giyemedigim icin yine degneklerle suslu terlikler aradik ailecek diploma toreni icin. Arkadaslar her an dusebilecegimi biliyorlardi ama inat ettim, podyuma degneksiz ciktim!

Tum bunlar olurken, anti-tnf baslama kararim verildi, altinci haftada alerjik tepkiler vermeye basladi vucudum. Farkli bir anti-tnf ile devam ediyorum 5-6 haftadir. Ama yine cok kotuyum. Hala iki kutu sutu ayni anda marketten eve getiremiyorum, hala hicbir ayakkabimi giyemiyorum, hala el bileklerim kopacak ya da parmaklarim yere dokulecek gibi sacma sapan korkularla parmaksiz eldivenler takiyorum. Agrilari anlatmayacagim, herkes biliyor zaten.Bir hafta sonra kontrolum var, cok olagan disi ya da dramatik bir gelisme olursa bilgilendirmek adina yeniden yazarim.

Bu arada, niye gece yarisi yaziyorum, aciklamayi unuttum: Romatizmayla yeni tanisanlar icin ufak bir parantez acayim. Bu durum 2008 deki dogumgunu hediyem oldu. Bir yilda eklemlerim, kaslarim ve tenim gibi bir cok parcam zayifladi. Ama inat ve iradem muthis bir bicimde guclendi. Moda tasarim kursuna yazildim; yeni hedefim 30 yasimda yeni hayata ve yeni bir kariyere baslamak. Inaninca hersey gerceklesiyor. "Hersey" gerceklesmese bile yeni bir "tek gunluk zafer" kazanmis oluyorsunuz. Hastalik basladigindan beri benim icin boyle. Ne kadar keyifli yasarsam yanima kar. Elle dergisinin kasim sayisini aldim, eve kadar annem tasidi. Ben dergiyi kaldirabilmek icin masanin ucuna kadar surukleyip kucakliyorum. Anlatmasi komik ama yapmasi mantikli bir hareket, cunku el bileklerinizi ve parmak eklemlerinizi zorlamiyorsunuz. Derginin son sayfalarina dogru Bugun RA Gunum ilanini gordum. (Yattigim zaman agrilari daha siddetli hissediyorum, o yuzden elimden geldigince uzattim bu yaziyi, beni anlayacaginizi biliyorum...) Bu bence cok buyuk bir adim; Turkiye adina ve Turkiye deki RAlilar adina.

Tum romaturka ailesini tebrik ediyorum ve sizlerin de romatizmaya inat guzel hikayelerinizin devamini okumayi sabirsizlikla bekliyorum.

Saglikli, mutlu ve bilincli gunlere...

Esra

Esra Kuyucu


herkese geçmiş olsun dileklerimle ra has.daha önce as demişti dr.arlıkta rand.sorucam kesin teşhis hangisi aynı hastalıkmı bilmiyorum 2005ten beri tedavideyim kandaki iltihap ilk gittiğimde 544 idişimdi662 içtiğim ilaçlar nereye faydasıoldubu hastalık için illaki prf.remi görünmemizlazım önceleri guansil.salazoprin.runtidil .sonraları..emthexate.arava.delta kortil.ağrılarm şiddetlendikçe ilave ettiler.marmara araştırma has.ağrım olunca tutulduğumda doktorumla iletişim kuramıyorum acile gidiyorum ağrı kesici yapıp gönderiyorlar.çaresizlik içinde ağlıyarak moral çöküntüsü içindeağrı kesiciler leblebi gibi yutuyorum orta parmağım işlev görmüyor bazen kendi kendime soruyorum hastaneye boşuna mı gidiyorum zengin hastalığı iş yapmıyacaksın kadın tutucaksın paran olucak prf. gidicen otbüse binemiyoruz taksilik oluyoruz bu hastalığa moral nasıl bulalım hastalığın çaresi yok deniyor yaşamkmı bu çevre hiç inanmıyor sen kendini dinliyorsun diyorlar şimdiden teşşekürler yazıma katlandığınız için seher

seher


Değerli romaturka üyeleri; merhaba…
Bu hastalığa sahip olmak, bir yanı ile zor ve meşakkatli günleri yaşamak demek bir yanı ile de hayata, insanlara ve olaylara bakış açısını kökten sorgulamak demektir.
Hastalığın ilk öğrenildiği ve ani gelen sıkıntıların yaşandığı günler, gerçekten sarsıcı ve bir o kadar da zor oluyor kişi için… Ardından pek çok sorgulamalar, nedenler, niçinler ve nasıllar… Sonrasında karamsarlıklar ve tabii ki hüzünler…
Bu hastalığın kapısını çalan herkes, eminim tüm bu yazdıklarımı yaşamışlardır ve hatta bazılarını da defalarca yaşamaktadırlar. Şurası gerçek ki, başımıza gelen tüm olumsuzlukların ve dolayısıyla bu hastalığın sebeplerini sadece kendi dışımızda aramak büyük bir yanılgı olacaktır. Biz yediklerimizle, içtiklerimizle, vücudumuza davranışımızla geleceğimizi de oluşturuyoruz. Dahası duygusal dünyamız da yaşadıklarımızla yani kendimize dert edindiklerimizle, sıkıntılarımızla da geleceğimizin seyrini de belirliyoruz. Kısacası sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve ruhsal dünyamızda kendimize olan haksız tutumumuzla da hastalığa davetiye gönderiyoruz.
Her şey bir yana başımıza olumlu da olsa olumsuz da olsa ne geldiyse önce kendimiz de aramalı ve zamanında yaptığımız yanlış seçimleri de iyice irdelememiz gerekmektedir. Öz sorgulama da demek işte bu oluyor. Bir şekilde bir zamanlar yaptığımız yanlış seçimlerin faturasını ne ailemize ne çevremize ne de genetiğe toptan çıkaramayız. Hepsinin etkileri vardır muhakkak ancak en başta biz, her nereden gelirse gelsin olumsuzluklara bir zamanlar kapımızı açtık ve önemsemedik sonuçlarını…
Tüm bu çıkarımları da büyük bir olgunlukla ve hoşgörü ile yapmalı kendimize de fazlaca yüklenmemeliyiz. Sonuçta olan olmuştur ve bundan sonra ne yapabilirim? Sorusunun cevabı için enerjimizi harcamalıyız.
Nihayetinde pozitif bakış açısı işte bu noktada çok işe yarıyor. Pozitif olmalı her şeye rağmen ve bu geçici ve her şeyin sonu olan dünyada yaşadığımız bu sıkıntının da geçeceğine inanmalıyız ama yürekten inanmalıyız. Doktorumuzu bulmalı, verdiği ilaçları düzenli kullanmalıyız. Günümüzde doğa hızla kirletiliyor, yediklerimizin genetiğiyle oynanıyor ve havamız kirletiliyor. Bu gerçeği de görmeli ve bizim dışımızdaki olumsuz etkenlerin de varlığını kabullenerek yapabileceğimizin en iyisini yapmalıyız. Anın kıymetini bilerek sadece olumsuzlukları değil, güzelliklerin de ayırımında olarak sevgi ile kucaklamalıyız hastalığımızı… Naçizane, epeydir bu rahatsızlığı yaşayan biri olarak paylaşıyorum. Sevgiler…

Sabiha Gazeloğlu

Sabiha Gazeloğlu


Merhaba.Sklorederma hastalığına 5 yaşında yakalandım cilt tutulumlu.Beni bedenen çok etkiledi kollarımda ve bacaklarımda hasarlar verdi.Neyseki ailem ve arkadaşlarım bu zorlu süreçte destekçim oldu.Şimdi üniversite mezunu çalışan bir bayanım.Ağrılarım yok ama çok zor günler geçirdim ve acı ile yaşamanın ne kadar zor olduğunu biliyorum.Allah hepimize bu hastalıklara dayanma gücü,sabır ve yaşama sevinci versin.Saygılarımla...
Hülya

Hülya


AYHAN YILMAZ A

Merhaba

Ben de 12 yaşındaydım Jra teşhisi konulduğunda.İnanın şu an yaşadığınız şeyleri çok iyi anlıyorum.
Anlam veremediğimiz acılar maalesef JRA hastalarında ciddi sorunlara yol açıyor.

doktorunuz mutlaka gerekli tedaviyi gerçekleştiriyordur ama benim size tavsiyem mutlaka aile olarak psikolojik yardım alın.
sizin için de çok gerekli bir şey bu çünkü kendi çocuğunuzun gözünüzün önünde çektiği acılara hiç birşey yapamamak sizi çok yıpratır.

biz aile olarak çok yıprandık annemle babamın geceler boyu ağladığını yıllar sonra öğrendim.
Aile arasındaki iletişim çok önemli beraber yenilebilecek bir hastalık bu.

lütfen umutsuzluğa kağılmayın çok zor günler sizi bekliyor olabilir ama arkasından çok iyi günlerde geliyor .

ben yürüyemediğim zamanları hatırlıyorum.okula gidemediğim kendi başıma yemek yiyemediğim zamanları.

ama şu an okulumu bitirdim çalışıyorum.kendi başıma yaşıyorum.herşeyimi kendi başıma yapabiliyorum bu o kadar büyük bir nimet ki.

sağlıklı bir ömür diliyorum minik kızınıza.

Çisil

AYLİN ÇİSİL YENER


selam arkadaşlar öncelile iyi çalişmalar ve teşekkürler şimdiden
ben 90 yıllarından beri bel agrırı çekiyordum gitmedim dr gitmedim ortebedi gitmedim beyinci cektirmedim rontgen sintikrafi mr ne varsa yaptım bir teşis konmadı ve ben bu kadar sene bel fıtı var yok altında yaşadım bu sene özel bir sigortaya kayıtlandım onun aile hekimiyle görüştüm bana romotolaga git sende fıtık filan yok dedi bir dr tavsiye etti gitim ardından dokuz eylüle gitim önce özel dr sende as var dedi mr istedi birde hla b27 bunları 9 eylülde yaptırdım ordaki drlarda bu kanıya vardılar b27 yeni yaptırdım onun sonuçlarını bilmiyorum şöyle size yaşadım rahatsızlıgıda anlatayım lafın neresinden başlıcamı bilemiyorum kusura bakmayın.
9o larda bel ve bacak agrısı vardı şu 3bucuk senedir bel agrılarım iyilip kalkmalarım zorlandı dogum yaptım hamileyken sorun yaşamadım allaha şükür dogumdan sonra 2007 den sonra yatakta sagdan sola dönememe yardım alma sabahları hareket edememe bir iki saat ardından iyiylip kalkamıyordum drlarla bunları paylaştım as oldumu söylediler şu anda ağrı kesici içerek agrılarım birazda olsun hafifliyor sporu pek yapamıyorum bu hastalın caresi nedirki hangi yolu devam edicem hastane bana kasıma randevu verdi ozamana kadar aydınlanmak istiyorum birde ege ünüversitesi yada 9 eylülde tavsiye edebileceginiz romotolog varmı özel hastanede olsun istiyorum prof yada doç hangisi iyidir tasvsiye ede bilirmisiniz aklım çooook karışık teşekürler ii çalışmalar

sinem


Merhaba; Nisanda aerobige başlamıstım. Benim için mutluluk kaynagıydı o ve diger sporlar. Bir kaç hafta sonra belim, sag dizim ve sol kalça eklemim hafif bir sızı ile varlıgını hissettirmeye başladı. Kendimi zorladıgımı düşünerek bazı hareketleri yapmamaya başladım. Agrı küçük küçük te olsa artmaya başlayınca ortopedi doktoruna gittim. İlaç verip, geçmezse tekrar gel dedi. Geçen sene de dizimin agrıdıgını hatırladım. O zaman da ilaç vermiş, aynı şeyleri söylemişti. O zamanlar uzun süre ayakta çalışmak zorunda kaldıgım günler geride kalınca geçmişti. Ama bu sefer geçmeye niyeti yoktu agrıların. Tekrar gittigimde ilaçları degiştirdi. Fizik tedaviye gitmemin iyi olacagını söyledi. Benim tercihimse sebebinin belirlenmesiydi. Olmazsa ilaçlar bitince mr çektirelim dedi. İlaçlara devam ederken fizik tedaviye de gittim belki bir yararı olur diye. İlaç verdi ve 6 ay sonra kontrole gelmemi söyledi. Bir hafta sonra sag dizimin sol alt kısmının şiştigini farkettim. Romatizma tahlilleri yapıldı, bir şey çıkmadı. mr da istemeyince başka bir ortopedi doktoruna gittim. Bel agrımı daha önce varlıgını ögrendigim fıtıga yorarak 4 günü yatarak geçirdim. Kuyruk sokumumdaki agrı dayanılmaz hale geldi bu arada. Çekilen mr agrıların kaynagının fıtık olmadıgı anlaşıldı. Diz mr nın ardından romatolojiye yönlendirildim ancak 2,5 ay sonra. Romatolog yaşlandıgımı kabullenmemi, bu agrılarla yaşamam gerektigi söyledi.Tahlil falan da yaptırmadı. Osteoartrit teşhisi koymuştu. Kabullenemedim hiç bir şey yapmadan başıma gelecekleri beklemeyi. İnternette araştırmaya başladım hastalıgımın ne oldugunu. O zaman rastladım romaturkaya.İnsanın bilgi sahibi olması kadar güzel bir şey yok. Kendini hazırlıyor başına geleceklere. Bir de yalnız olmadıgını bilmek. O yüzden çok teşekkür ediyorum katkısı olan herkese. Bir romatologa daha gittim ardından. Daha tahlil sonuçlarını beklemeden reçete yazdı. Hastalıktan (RA) söz etti kısaca. Sonuçları gördügünde tanısına işaret ettigini söyledi. Hep aklımda okuduklarım vardı romaturka'dan. Özellikle "moral çok önemli" cümlesi. Kendimi çaresiz hissettigim her an bunu hatırlayıp kendime güç verdim. Durumumu anlamadıklarını farkettigimde insanların, görünürde bir şey yok çünkü, ben baştan durumumu ve ihtiyacımı söylemeye başladım. Yine de anlamayan oldu ama olsun.Hepinize saglıklı ve mutlu günler diliyorum. Saglıcakla kalın.

ebru


Merhaba,
Ben 10 yıl önce, henüz üniversite öğrencisiyken iken şiddetli eklem ağrısı, kızarıklık,şiş ve bacaklarda ve gözkapaklarında ödem şikayetiyle İzmirdeki bir üniversite hastanesine başvurdum.1-2 ay tahlil,röntgen derken tam teşhis konulamadan dr hanım eklem içi kortizon enjeksiyonu yapmak istedi.Tesadüfen dirseğimde oluşan bir nodülü gösterince vazgeçip yeni tahliller istedi.O üniversitede lab. bakımda olduğu için diğer ünv. hastanesine gönderdi. Oraya gitmişken bir de oranın dr.larına gösterelim dedik ve hayatımı kurtaran dr.la orada tanıştık. Hayatımı kurtaran diyorum çünkü kan değerlerim hayati sınırdaydı. Doktorum acilen hastaneye yatmam gerektiğini çünkü "SLE" belirtileri taşıdığımı ve benim yaşımdaki genç kızlarda böbrek tutulumu ihtimali olduğunu söyledi. Ünv. 2. sınıf öğrencisiydim ve final sınavlarına girmem gerekiyordu. Dr.uma yalvarsam da biran önce biopsi için yatmamı istedi. Sonra bir mucize oldu ve hastaneye 2 hafta sonra yatıracaklarını söyledi.Finallere girdim. Zar zor kalem tutuyor, oturduğum sandalyeden arkadaşlarımın yardımıyla kalkabiliyordum.Sonunda hastaneye yattım. Biopsi oldum ve diffus proliperatif lupus nefriti teşhisi kondu. Sonrasında uzun süre yüksek doz steroid, 2 yıl-14 kür endoxan pulse tedavi, asprin, quencyl, d-vit, calcium sandoz ve zaman zaman gelişen komplikasyonlara bağlı onlarca ilaç ve tedavi. Şimdi İstanbuldayım. Bir ünv. profesörü ile yola devam ediyoruz.5 haftalık hamileyim. Bunun için önce Allaha sonra bütün emeği geçen doktorlarıma sonsuz minnet duyuyorum. Şimdilik sadece quencyl kullanııyorum. Birçok riskli durum var önümde; düşük, erken ya da ölü doğum gibi. Sıkı bi kontrol altındayım. Hayırlısı ise Allah nasip etsin. Bu mutluluğu tüm hasta kadınların yaşamasını can-ı gönülden diliyorum. Hastalığını yeni öğrenmiş olanlara nacizane önerilerim: STRESTEN UZAK DURUN,BİR HOBİ EDİNİN,DİNİ İNANCINIZ VARSA BOL BOL DUA EDİN(BU MOTİVASYONUNUZU ARTIRIR VE SİZE GÜÇ VERİR), ÜMİDİNİZİ YİTİRMEYİN.

Derya


BEN NEZİRE TUNA 25.10.1982 DOĞUMLUYUM ÜNV TERK KISACA LİSE MEZUNUYUM EVLENELİ 1 SENE OLDU HASTALIĞIMLA BUNDAN YAKLAŞIK 3 YIL ÖNCESİ TANIŞTIM .AYAKLARIMDA ŞİŞMELER OLUYODU İLK BAŞTA O KADAR FAZLA BELİRGİN DEĞİLDİ GİTTİKÇE AYAKTA FAZLA KALAMAZ HALE GELDİM YORULDUĞUM ZAMAN AYAKLARIM BAŞPARMAKTAN TUTUN DİZLERİME KADAR ŞİŞİP MORARIYORDU ORTOPEDİYE GİTTİK KIRIK YOKTU DAHA SONRA KALP BÖLÜMÜNE GİTTİK KASIKTA UFAK Bİ DAMAR DARALMASI VAR DENİLDİ ONONDA ÇÖZÜMÜ YOK DENİLDİ AİLEM VE BEN YENİ ARYIŞ İÇERİSİNE GİRDİK DOKTORLAR DAHİ BİLMİYORLARDI ARDAN 1 YIL GEÇTİ BOYNUMDA UFAK BİR İŞİLİK VARDI DAHA SONRA SAĞLIK OCAĞINA GİTTİM BENİ HEMOTOLOJİ BÖLÜMÜNE YOLLADI MUAYENE İÇİN GİTTİM DOKTOR KOLTUĞUMUN ALTINDA BEZE OLDUĞUNU AÇIK Bİ ŞEKİLDE KANSER OLABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ AMELİYAT GÜNÜ VERDİ TABİKİ AİLEM VE BEN PSİKOLOJİK OLARAK ÇÖKTÜK SEDİMANTASYON NORMAL 1 İNSANDA 0-20 ARASI NORMALMİŞ BENİM 90 100 LERİ BULUYODU SEDİMİNDE YÜKSEK OLMASININ NEDENİ KANSERİ ÇAĞRIŞTIRIYOR NEYSE PARÇA TEMİZ ÇIKTI 1 AY SONRA KONTROLO GİTTİĞİMSE BU SEFER DİĞER KOLUMDAN PARÇA ALACAĞINI SÖYLEDİ YIKIM ÜSTÜNE YIKIM BİR AN ÖLÜMÜN YANIMDA OLDUĞUNU HİSSETTİM İKİNCİ AMELİYATIDA OLDUM ODA TEMİZ ÇIKTI DOKTOR BEY HERHANGİ BİŞEY DEMEDİ ÖZELİNE ÇAĞIRDI ORDA BİŞEY YOK TEMİZ DEDİ VE BENİ TIP FAKÜLTESİ ROMOTOLOJİ BÖLÜMÜNE SEVKETTİ ORDA O KADAR ŞANSLIYDIMKİ CENGİZ HOCAYA DENK GELDİM 5 DK İÇİNDE BENİM JÖGREN HASTASI OLDUĞUMU SÖYLEDİ ŞU ANDA QUANSLY İLACINI ALIYORUM BİRDE GÖZYAŞI DAMLAM VAR YİNEDE ŞÜKÜR DAHA NE KÖTÜLERİ VAR DOKTORUN TEK DEDİĞİ POLYANACILIK OYNAYACAKSIN KENDİNİ HİÇ ÜZMEYECEKSİN DEDİ İŞTE BÖYLE KISCASI.

Nezire Tuna


ben 21 yasındayım 2 yıldır turu belılrlenemeyen bı romatızma hastalıgım war.2 yıldır agrıyla yasıyorum. hastanede yattım her turlu tahlıl vs yapılıo ama sonuc bellı deıl. kortızon kullanmaya basladım onun bıle faydası yok. agrıyla yasanırmı yasanıyorumus we hayatım boyunca yasıcam galıba. cok ıyı anlıyorum romatızma hastalarını en azından turunu bılsem ona gore hareket etcem ama yok ne sıcaga gelıo ne soguga yurumek yok calısmak yok okulu bıle bıraktım... herkese gecmıs olsun

bahar


merhaba arkadaşlar ben 1997 yılından beri romotoitartrit hastasıyım.tüm romatizma hastaları gibi brnde çok ağrılar çektim. taa ki 2007 yılına kadar çok mükkemmel bir doktorla tanıştım. onu tanıyana kadar sadece biran evvel ölmek istiyordum. allah karşıma sevgili doktorumu çıkardı, şuan çok iyim hamdolsun romatizma yok dnecek kadar tabii bunun yanında moralinizi sürekli yüksek tutmalısınız.ilaçlarımıda kullanıyorum tabi şuan çok daha mutluyum koşabiliorum. en önemlisi çocuğumu kucağıma alabiliorum. bunun ne demek olduğunu sadece benim gibi romatizma hastaları anllayabilir.cnm doktorum allah başımızdan eksik etmesin onun güler yüzü yetiyo insanın iğleşmesine herkeze acil şifalar diliorum allah yarddımccımız olsun.
hülya

hülya


Öncelikle herkese acil şifalar diliyorum.. Zor bir hastalık tıp ilerledi deselerde yine de bizi süründürmeye devam ediyolar malesef..Bu yuzden doktorunu bulmak çok önemli diye düşünüyorum.. Ama bunun yanında psikiyatri tedavisi de görülmeli romatizma doktoru ile psikiyatri doktoru tedaviye beraber dvm etmeliler diye düşünüyorum.. Cunku bnm gibi hastalar hareket edemedikçe kendi ihtiyaçlarını kendileri gideremedikçe bu durumdan psiklojik olarak etkileniyorlar. Özellikle yaşları da gençse.. Ben bikaç senedir bunu çekiyorum gitmediğim doktor denemedikleri tedavi yöntemi kalmadı ilaçları avuç avuç yuttum iğnelerden heryerim delik deşik oldu sürekli kan verip tahlil yaptırmaktan bıktım.. Sonuç daha beter cunku tedavi altında oldugum halde daha beterim resmen sürünüyorum.. Bu yuzden diyorum arkdşlar doktorunu bulmak gerçekten cok önemli.. malesef türkiye de ne insana ne de insan sağlıgına önem veriliyor bir kere düşmeye görün onlar daha beter süründürüyor sizi..ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN

bahar


sporcuyum,atrit teşhisi 2002 yılında konuldu.ayaklarımın altında başlayan ağrılarımı farketmemle dr. gittim bir türlü teşhis edilemedi,romotoloji görsün denildi ve ben İst. bulunan en iyi proflara gittim tespit edildi,romotoid atrit hastasıdım artık.hasyalık tüm benemimi ele geçirdi ellerim şişti dizlerim kilitlendi yürüyemez hale geldim ,bu arada araştırmalarımıda yoğun bir şekilde sürdürdüm.tanınmış proflara gittim her biri ayrı çalışma yaptılar hiç biri beni tatmin etmedi denek bir hayvana döndüm,yurtdışına çıktım ve oradaki dr. göründüm ve şunu farkettim ülkemizde bulunan dr. bu işi daha iyi yapıyorlar neyse uzatmak istemiyorum benim hikayem uzun dokular zarar gördü ve ben hala araştırmalarıma devam ederken bir uzm.dr. buldum ve bana iç organların su toplamış ve 6 ay ömrün ya var ya yok dedi,tepkim hayır! oldu bu hastalığı yeneceğim dedim ilk iş olarak hayatımı değiştirme kararı aldım tüm yaşam biçimimi buna dahil,önce bana ne sıkıntı veriyor dedim evlilik hayatım, eşimi boşadım,sporu bırak dedi dr. sporuma tekrar başladım,yeme alışkanlığımı değiştirdim,asitli yiyecek ve içeceklerden uzaklaştım düşüncelerime zarar verecek aile,dost ve birçok insandan uzaklaştım,kendi dünyamı kurdum sağlıklı ve pozitif bir dünya geldiğim aşama şişlerim indi hastalığım dr. şaşırttı iyleşiyorsun dedi.şuan ilaçlarım kesildi neredeyse ben normal aktivitelerimi yapıyorum aktif spor hayatıma devam ediyorum inanılmaz mutluyum hayatım çok değişti şuan çok güçlüyüm ve belkide bu rahatsızlık olmasaydı hayatımı mutsuz geçirecektim ama şimdi geldiğim nokta beni çok mutlu ediyor .demek istediğim şu insan isterse herşeyi yenebilir yeterki istesin ,birilerin gölgesi altında zavallı bir yaşam için kendimizi bu hastalığın gölgesinde ve diğer insanların gölgesinde bırakmayalım ben gerçekten ölümle yüzleştim ama yaşamdan kopmadım bütün değerlerim tam hiç bir doku hasarım yok sağlıklıyım ve kendimi seviyorum...

nesrin


selam bu benim ikinci yazım.ben kronik jra hastasıyım tabikii artık alıştım desemde yalan olur insanız ağrıya ne kadar alışabilirizki zor hayat ama bu sitede kendimi rahat hissediyorum beni anlayan insanların olduğunu bilmek güzel.bütün yazı yazanları dikkatle okuyorum ve hepsini çok iyi anlıyorum herkese acil şifalar diliyorum ve artık havalar ısınmaya başladı çok mutluyum ağrılarımız azalıcaktır.selamlar SIDIKA

sıdıka


RA: Son dogum gunu hediyem... Hakikaten de boyle oldu. 2008 de nedense herkes hediyemi verdi. 23 Eylul de (nam-i diger dogum gunumde) ofiste calisirken ayaga kalkamadim. Hersey boyle basladi. Bugun kontrole gittim. Kortizon, diklofenak sodyum, salisilazosulfapridin, metotreksat, folik asit ve leflunomidi tuketip biyolojik ajanlari dusunmeye baslamamin zamaninin geldigini ogrendim. Sukurler olsun ki ailem yanimda, sosyal guvencem, harika bir sevgilim, dostlarim, muhtesem doktorlarim ve cok guvendigim bir terapistim var. Yine de neler yasadigimi "gercekten" anlayan birilerine o kadar cok ihtiyacim var ki bu gece! Alti ay sonra ilk kez tokat gibi carpti bu gece yuzume, isimden, okulumdan, sosyal hayatimdan, evlilik planlarimdan ne kadar kopmus oldugum. Neden mi? Yillardir 10 parmak klavye kullanan ben, fareyi bile yuzuk ve secre parmaklarimla idare edebiliyorum. Ve ne yaziktir ki; ayni sebepten oturu sevgilime dogum gunu pastasi bile yapamiyorum. Yalniz degilim biliyorum; sadece bu gece ilk defa bu kadar yalniz hissediyorum. Yazim belki yayinlanmaz; ama en azindan onay icin bir kisinin goz atacagini ve yayinlamasa bile neler hissettigimi "gercekten" anlayabilecegini biliyorum.
Uyku zamani, yarin mtx gunu...
Sevgiler,
Esra

Esra Kuyucu


merhaba arkadaslar 2000 yılın da cok şiddetli agrılı ve acılı tam bı 6 ay gecırdım takı yeshısım konana dek.tabı teshıs konana kadarda nefrıt ortaya cıktı co agladım cok acı cektım ama cok sukur sımdı ıyıyım 1 yıl kemo trapı gordum tam 10 yıl gıbıydı çapa dakı dr alah razı olsun kı acılarıma son verdıler suan cok ıyıyım ufak tefek agrılar dısında hastalıkta uzman oldum sorularınız varsa yardıma hazırım allah hepınıze sıfa versın

canan


ben yaklaşık 3 yıldı romatoid artrit tedavisi görüyorum ama malesef geç kalınmış bir tedavi yılllarca dizlerimdeki ağrılar menüsküs diye oyalandım hemde türkiyenin önde gelen üniversite hastanelerinden birinde hemde bende o hastanenin personeliyken ve nihayet 3 yıl önce teşhisim koyuldu ve tedavime başladım malesef steroid alıyorum sürekli ve bü yüzden acayip şiştim sürekli bir yerlerim ağrıyo ağrımın sıfır olduğu gün yok ne yazıkki teşhisim koyulmadan önceki iki ay hiç kendi işimi yapamaz hale gelmiştim saçlarımı bile kendim toplayamıyordum üzerimi kendim değiştiremiyordum ama şimdi iyiyim sürekli deltacortril kullanıyorum 7 yıllık evliyim artık bebişim olsun istiyorum ama ona bakamamaktanda çok korkuyorum bu arada çevrede hastalığımıza yeterince inanılmıyor malesef görüntüde herhangi bişey olmadığı için ne yazıkki ama galiba romatizmayla yaşamayı öğrendim herkese sağlık dolu günler

emine


Merhabalar ben 24 yaşındayım 2oo5yılından beri sle hastasıyım.ilk teşhisim ibni sina hastanesinde ortaya cıktı.quensyl ve falantadin ile tedaviye başlandı.gayet iyi gidiyordu tedavim kan değerlerim düşmüştü.daha sonra iyi olduğumu düşünerek ilaçlarımı yutmamaya başlamıştım.halbuki bu ilaçların ömür boyu kullanmam gerektigini biliyordum fakat artık bıkmıştım ilaç almaktan ve bu yüzdende yutmuyordum.8 aylık ilaçlarımı almayışımı canımla ödüyordum.birgün sol koltuk altımdan kalbime doğru bir ağrıyla uyandım.nefes alamıyordum ölücem zannetmiştim.hemen doktora gittim ve doktor kalb kapakçığının su topladığını ve 5mmbüyüdüğünü söyledi,daha sonra bolu tıp araştırma üni.yatırıldım.tedaviler falan derken 12gün geçirmiştim hastanede şuan cok iyiyim doktoruma cok tşk ediyorum beni yeniden hayata döndürdüğü için ogün bugündür ilaçlarımla arkadaş olmayı ögrendim ve saati saatine kullanıyorum.tabiki bu arada ilaçlarıma immuran ve prednolda eklenmişti.suan cok ama cok iyiyim.arada bir ağrılarım oluyor fakat umursamıyorum.eskisi gibi artık canımı acıtmıyor.ben 1.5 senelik evli bi bayanım şuan cocuk istiyoruz fakat doktorum 2 sene yasakladı.olsa bile bunun düşükle sonuçlanabileceğini ve benim daha cok üzüleceğimi söyledi.şuan o 2 senelik yasağın 1 senesini doldurmak üzereyiz geri kalan 1 seneside cabuk gececeğini ve biran önce anne olmak istiyorum.benim gibi olan tüm arkadaşlarıma geçmiş olsun diliyor ve allah yardımcımız olsun diyorum.sağlıklı ve mutlu günler geçirmeniz dileğiyle not:ilaçlarımızı lütfen düzenli kullanalım:))

saime


SLE HASTASI OLAN ARKADAŞLAR MERHABALAR. HEPİNİZE ÇOK GEÇMİŞ OLSUN. BU HASTALIĞI YENMENİN TEK YOLU STRESTEN UZAK MUTLU YAŞAMAK. AMA İLAÇLARIDA UNUTMAYALIM. ONLAR OLMADAN OLMAZ. BEN EGE ÜNİVERSİTESİNDE TEDAVİ GÖRÜYORUM. DOKTORUM ÇOK İYİ. TAHLİL SONUÇLARIM ÇOK İYİ. KAN DEĞERLERİM HİÇ DÜŞMEYECEK SANDIM AMA OLDU. ARA SIRA AĞRILARIM OLUYO ÇOK HAFİF AMA OLSUN ALIŞTIM ARTIK. EN ÖNEMLİSİDE KENDİNİZİ SAKIN YORMAYIN ENERJENİZİ ÇOK DENGELİ KULLANIN. SICAK VE SOĞUK HAVALARDA DİKKAT EDİN.

pınar


merhabalar, ben 28 yaşındayım. 2004 yılından itibaren sle hastası olarak tetavi görüyorum. prednol, aspirin. calsimax, immuran kullandım son 1 aydır quensyl kullanmaya başladım yurtdışından. İlk başlarda ağrılarım şikayetlerim çoktu hayatımdan hiç memnun değildim. ama şimdi herşey çok güzel tahlil sonuçlarım çok iyi. evliyim bebeğimiz olsun istiyoruz. dr önce izin vermedi şimdi doktorumuzun izni var. immuran ilacını kesti quensyl ve prednol ile devam edecez. umutluyuz. Sizlere tek önerim dr çok iyi seçin ve onun söylediklerini aksatmayın. enerjniz dengeli kullanın ve en önemlisi beslenme ve moral. bunları hiç ihmal etmeyin. hepinize şimdiden çok geçmiş olsun.

pınar


Eklemlerimde çektiğim ağrılara teşhiş konuncaya kadar ortopedi ve fizik tedavide çok vakit kaybettim. Ege Ün. Hastanesi Romatoloji bölümünde Miks Bağ Doku Romatizması teşhisi kondu. 3 yıldır kortizon, quensil ve emthexate kullanıyorum. Celal Bayar Ün. Hast. ve Osmangazi Ün. Hast. de bu ilaçlarla yaşayacağımı söyledi. Çok moral çöküntüsü yaşadım. Bu ilaçlara bir de antidepresan eklendi. Ama ağrılarım asla sıfırlanmıyor. Benim gibi bu sorunları yaşayanlarla paylaşmak istedim. Herkese sağlıklı günler.

Serpil


Merhaba ben 28 yaşındayım SLE (sistematik lüpus) hastasıyım 8 yıldır tedavi görüyorum, ilk olarak el parmaklarımdaki tutulmayla başladı sonra hergün akşam saat:18.00 gibi ayağımda şişlik ,morluk ve üzerine basamıyodum edirne tıp a gittim 15 gün yattım teşhiz koyulamadı daha sonra lenf bezi şişti tekrar hastaneye yatırıldım kol altımdan beze parçaları alındı bi takım araştırmalar yapıldı ve teşhis koyuldu yüksek dozda uzun süre kortizon, endoxan verildi her ay daha sonra kullandığım kortizon kalça kemiğimde hasar bıraktı ameliyat oldum şuan iyiyim ayrıca gözlerimede yan etki yaptı (göz tansiyon) şuan iyiyim arada bi ağrılarım oluyor.Bunada şükür tabi ben romatizma hastalarıyla aynı sıkıntıyı yaşadığımız kişilerle görüşmeyi çok istiyorum çünkü en iyi ancak biz anlıyabiliriz birbirimizi. Herkese çok geçmiş olsun...

Dilek


ben 20 senedir jra hastasıyım.kendi ayakları üzerinde durabilen biriyim.bilirsinizki bu hastalık ilaçlar insanı çok yıpratıyor.sürekli savaş halindesiniz hergün bağımlı olduğunuz ilaçlar var ve tabiki yan etkileri yinede hayattan zevk almaya çalışıyorum.siteniz bana moral veriyor.insanlar zannediyorki ağrı kesiciyle geçebilecek bir hastalık ama yaşayan bilir buradaki hikayeleri okuyunca bende yazmaya karar verdim.yazısını okuduğum herkesi çok iyi anlıyorum ve hepsine dua ediyorum.acil şifalar diliyorum.lütfen güçlü olalım ve yere sağlam basalım benimde çokkk zorlandığım zamanlar oldu ve inanın desteksiz ayaktayım anlatmak istediğim çok şey var ama şimdilik bukadar.bütün jra hastalarına selam ve sevgiler.sıdıka.

sıdıka


44 yaşıma kadar bel fıtığı, egzama, menisküs rahatsızlıklarım var sanıyordum. Dizlerimde ağrılar, şişlikler ve yanmalar başlayınca Dahiliye uzmanına gittim. Kan tahlil sonucum (ana) pozitif çıkınca doktorum kemik sintigrafisi istedi. Sonuç SLE (lupus) hastası imişim. Lupus bir insanın başına gelebilecek en kötü hastalılardan birisi. Taklit hastalığı, vücudu iç organlardan ve deriden başlayarak yiyip, bitiriyor. Bağışıklık sistemim yanlış kodlanmış. Teşhis yapılan güne kadar hareketli, yaşam dolu bir güne bir sürü olay sığdıran ben 4 yaşındaki oğlumun annesiz nasıl büyüyeceğini düşünmeye başladım.Neyse ki kendi kendimle mücadele ederek çabuk toparlandım ve neden ben diye sormayı bıraktım, ilaçlarıma başladım. Yaşamayı seviyorum. Başınıza ne gelirse gelsin umudunuzu yitirmeyin, hayata pozitif bakın. Hepinize çok çok geçmiş olsun.

Deniz Baş


merhabalar 5 senedir romatizma hastasıyım karlı ve çok soguk havada dısarıya cıktım. eve gerı dondugumde ellerım buz kesmıstı kalorıferın uzerıne koydum ellerımı ısıtmak ıcın o gece cok fazla agrı acı cektım sonrakı gunlerde parmaklarım sıstı yuruyusum bozuldu doktorlara gittim bulamadılar sonunda bir doktor bana baktı ve romatızma hastası oldugumu soledı bende herhalde gecer dedım cok fazla umursamadım ama ta kı o sozu soleyınceye kadar metrotextat hapınız var kanser tedvası ıcın kullanılır prosektorunu okudugun zaman korkma senı tek kurtaracak bu hap dedı bu olayın uzerınden 5 sene gecmesıne ragmen hala nefret edıyorum bu ılactan dusundukce bıle tıksınıyorum ama elden ne gelırkı....

bilge


Sistemik skleroderma hastasıyım. Onbeş yıldır mucadele vermekteyim bu hastalıkla. İki yıl sürdü adının konması.. hastayım diye dolaştım doktor doktor ama kimseye inandıramadım. Adını koymuşlardı da nasıl bir hastalıktı bu beni neler etkiliyordu.. hergün yeni bilgilere ulaşma çabalarım sonunda bu hastalıkla mucadele etmeyi öğrendim. En sevdiğim mevsim yaz oldu kış ayları benim en sıkıntı yaşadığım mevsim oldu. Soğuk hava el ve ayaklarımda reynaud fenomenin den dolayı etkilenmekte.Kalın çorap ve yun eldivenlerle kullanmak ve çok mecbur olmadıkca sokağa çıkmamaya çalışıyorum.Güneşin çilt üstündeki olumsuz etkilerinden korunmak içinde koruyucular kullanmak gerekli.Dış görünüşünüzde değişiyor buda pisikolejik olarak fazlasıyla etkiliyor acı çekmek bu en kötüsü .üç buçük ay çok büyük acılar yaşadım ve parmağımı kaybettim . İlaçlarımı düzenli kullanmayı , sıksık doktor konturollerimi yaptırtmayı ve en önemlisi Skleroderma ile nasıl yaşamam gerektiğini öğrendim. Evet öksüz yetim kalmış vede hiç kimse tarafından bilinmeyen hastalıkla yaşamak çok da kolay olmuyor.Bende yaşadıkları yazarak vede hastalığım hakkında bilgiler edinerek diğer hastalara hastahanelerde karşılaştıkça onlarla sıkıntılarımızı,paylaşarak dertleşme sorunlarımızı çözüm üretmek için bir araya geliyoruz.Evet gerçek güç birliktelikten doğar diyorum. Hayat çok güzel ama sorunlarıda görmezden gelmiyelim mucadeleci olalım hep birlikte . Yarınlar daha aydınlık ağrısız ,sıkıntısız ve eziyetsiz geçmesi dileğiyle. SİBEL ERCAN

sibel


* Böylede Yaşanır dostlarım * Yaşamı zor sanırdım.
Hani der ya şair, bu derde düşmeden önce...
İşte öyle oldum aşk değildi,
Ruhta ve bedendeydi. bu kez sancı...
Yaşamın nede çok yükü olduğunu sanırdım,
Oysaki bir tüy kadar hafifmiş,
Bu derde bu ağrılara düşmeden önce...
Yaşarken bir başka bakardım dünya ya...
Bir başka görürdüm sıradan her şeyi oysaki farklıymış.
Şimdi de yaşıyorum ama gerçekten farklı...
Yaşamak diyorum sağlıklı olmaya ben...
Umutlarım henüz tükenmeden...
Henüz karamsarlık çökmeden üzerime...
Hayatı böyle de seveceğim bundan böyle...
Yaşamı böyle de göğüsleyeceğim...
Böyle yaşayacağım yaşlanmak için...
Uzun bir ince yoldayım, düşmemek için tutunmalıyım...
Sevdiklerim için katlanmalıyım...
Gecenin hüznünden sıyrıldım...
Yine bir yeni gün doğdu...
Ve ben acıyı bitirmiş olarak yaşayacağım...
Nefes alıyorum yiyip içiyorum çünkü..
Üstelik gülümsüyorum...
Grileri bir tarafa attım,renklerle uğraşmıyorum ben...
Duvarlarımın rengi ne renk olursa olsun...
Mavi görüyorum artık her şeyi...
Sevdiklerim üzülmesin yeter ki...
Ben yaşamı kucaklıyorum...
Nezaket

nezaket


Evet havalar değişiyor sevgili dostlar... Bu değişimden biz romatizma hastaları da nasibimizi alıyoruz. Her sabah eklem ağrıları ile uyanıyorum, bir müddet evin içinde çıplak ayakla dolaştıktan sonra açılıyorum. Daha sonra bir bardak ılık suya bir limonun suyunu karıştırıp içiyorum. Şu kısma dikkat lütfen, beyaz peynir yemiyorum , kırmızı eti akşam yemeklerinden kaldırdım. Bol su içiyorum. Denedikçe her gün bir şeyleri keşvediyorum. Kendimizin doktoru olmalıyız. Poztif olmak yine pozitif olmak diyorum ben... Bir de biberiye bitkisinin çayını yapıp içiyorum. Hem kanı temizliyor, hem de ağrılara iyi geliyor. Aynı zamanda biberiye yağını da su ile inceltip ağrıyan yerlerime sürüyorum bayağı şifasını görüyorum.. Tavsiye ederim. Bu arada yürüyüşlere devam. Moral çok yüksek olmalı. Herkese acil şifalar dilerim.. Nezaket....

nezaket


Hepimizin bir öyküsü var. Benzer ancak kendine has özgün hikayelerimiz var. Yaşanmışlıklar var; ağrılar, sızılar, doktorlar, hastaheler, ilaçlar, ilaçlar, ilaçlar... Üzüntüler ve sevinçler var yaşamımızda. Umut var umutsuzluk var. Çoğumuz "neden ben" sorusunu sorduk bir zaman. "Neden ben" derken diğerlerinin de "neden ben" dediğinin farkında bile olmadan.

Yalnız değiliz, değilsiniz... Tanrı "yaşam" denen traji-komik bu sahne için bize bir senaryo yazmış, ne yapalım çaresi yok oynayacağız. Bir bakıma "özel" olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Yağmur yağacağını sizden başka en doğru kim tahmin edebilir ki :) Kim ağrısız uyanılan tek bir sabah için mutlu olur? Bir de bu boyuttan bakmayı deneyin. Ve, gülümseyin :) Yaşamın tadını çıkarın. Ağrılı ya da ağrısız saniyelerin tekrarı yok, unutmayın.!

Ağrıların canı cehenneme.! Bizlerin "bizi anlaması" için empati yapmamıza bile gerek yok. Bizi en iyi "biz" anlarız. Belki öz kardeşiniz, anneniz hatta bazen doktorunuz bile sizi zor anlarken, bizler çok iyi anlıyoruz. Kimler mi? Romaturka ailesi. Bizi "bir" yapan bir şey var.

Dost olmamızın, kenetlenmemizin... Gülümseyin :) Hepimiz buradayız; ağrı, sızı konuşmak için falan değil.! Onların canı cehenneme dedik ya.!! Dost olmak için, paylaşmak için, birlikte gülümseyebilmek için:) Romantizm bir yana "neden niçin" sorularını sormak, ciddi paylaşımlar yaşamak için. Her gün buraya yazılar bırakıyorsunuz.

Ben her sabah sitenin yönetici bölümünü açıp bakıyorum "acaba bu gün kimin senaryosuna ortak olacağım" diye. Gülümseyerek, merakla. Bazen cidden gülümsüyorum. Neden mi? MSN'de yazışmaktan, cepte kısa mesaj yazmaktan yaşamımız fast food olmuş. Her şey kısa, hızlı.! Hatta Türkçe harflerimiz bile değişmiş. Nokta, virgül zaten aramayın. Onay vermeden önce tek tek düzeltiyorum bu yazıları. Alın size bir örnek; "gecen gun dr.a gttm, bana bi ilaç verdi ama ağrm sızm dinmedı bu ne yaww böle" Gülümsüyorsunuz :) Durmayın devam edin. Siz özelsiniz çünkü.

Sevgiyle kalın. Ve.. TAKMAYIN..

Yücel Özgür Keskin


Ben de çocukluktan beri sıksık ayak arılarıyla karşılaşırdım. O kadar basit bakılırdı ki bu durumlara... "Romatizmadır, Allah kahretsin" deyip geçiştirilirdi ya da bir aspirin alınır, bir ağrı kesici sürülürdü ağrıyan yere... Hatta çok bilirim annem gaz yağı sürerek ağrıyı kesmeye çalışırdı. Güya tedavi ederdi aklınca... Çünkü aynı hastalık annanemde de vardı.

Daha sonra da zaman zaman ağrılarım olsa da çok önemsemiyordum. Ne zaman ki 50 yaşıma geldim dayanılmaz ağrılarım başlamıştı. Bunlara topuk dikeni dediler. Filimler çekildi, belim ağrıyor, bel fıtığı dediler, bileklerimde şidetli ağrı var sinir sıkışması oldu... Omurlardaki ağrılara ise fizik tedavisi önerildi... Gititiğim doktorların herbirisi mutlaka bişey buluyordu.

En son çok büyük bir üzüntü geçirmiştim, tüm vucudum ağrımaya başladı ve arkasından ayak kemiklerimden yürüyemez oldum. Sanki bir ağacın kırılması gibi ayaklarımdaki kaval kemiklerimin kırıldığını hisediyordum. Daha sonra Ege üniversitesinde bir forfösörde tedaviye başladım, tüm tahlilerim yeni baştan yapıldı. Sonuçta; topuk dikeni, kanda romatizma ve pisikolojik nedenle hastalığımın artığını söylendi.

Tedaviye başladık.. Bu arada (Plaquenil ) diye bir ilaç verdiler.. Yan etkisi oldukça fazla olan, ağız kuruluğundan kulak çınlamasına, göz kuruluğuna ilerde göz kaybedecek kadar önemli olan bu ilacı bir sene kulandım.. İyileşemedim diye bıraktım, bu sefer de istanbul'da tedaviye başladım. Aynı şeyleri o da; Aldığım kinini yurt dışından getirmemi söyledi. Tekrar bu ilaca devam ettim. Fakat şunu gördüm ki hiç bir şey moral kadar iyileştirici değil. Neşeli olmak hayata poztif bakmak ağrılarımı unuturuyor..

Şu aralar hergün yürümeye çalışıyorum...

nezaket


4 yaşındaki kızıma yaklaşık 3 ay önce JRA teşhisi kondu.
Mart 2008 sonlarında alnında ve eklem yerlerinin altında uzun kemiklerin (kol ve kaval kemikleri üzerinde) kızarık şişlikler başladı.

Bir süre sonra eklem ağrıları ve şişlikler takip etti. Nadir oluyordu ama 4 yaşındaki bir çocuğun kaldırabilmesi zordu. Enfeksiyon, dermotoloji ve romatizma bölümleri takip etti. Sonunda JRA teşhisi kondu.

Şu anda kortizon (delkodril) ve bağışıklık sistemini baskılayıcı bir iğne kullanıyoruz. Kızımda bariz bir iyileşme oldu. İlerleyen günler ne gösterir bilmiyorum ama iyileşmesini umut ediyorum.
Herkese Allahtan acil şifalar diliyorum...

ayhan yılmaz


Bundan 1 sene evel romotoit artrit hastası olduğumu öğrendim.
2005 yılının yaz ayıydı.. Sağ diz kapağımın içinde merdiven inip çıkarken bir takılma gibi bir şey hissediyordum, ben de çok üstüne düşmemiştim.. çünkü iş kolu nedeniyle beden ağırlıklı çalıştığım için yorgunluğa vuruyordum. Aynı yılın aralık ayında bir sabah ayaklarımın üstüne basamadım. doktorlara gittim, neler dediler neler; topuk ezilmesi, yumuşak doku zedelenmesi, topuk dikeni vs..

23 şubat tarihindede askere gitmem gerekti. Askeri hastaneye sevkimi istedim, kalbur üstü bir muayene ile senin bir şeyin yok; "askerliğini yapabilirsin" dediler. Bu arada ayakkabılarımın içinde silikon ortapedik tabanlar kullanıyordum. Düşünün bu şekilde askerlğimi tamamladım, Askerdeyken bir gün içerisinde ayak parmaklarım şişmeye başladı, çömelip eğilemiyordum. Yediğim iğnenin içtiğim ilacın hatı hesabı yok. Burası güya askeriye..

Her neyse askerliğimi bitirip geldikten sonra yine doktora gittim omurunu EMR istedi, çektirdim.. İşte bel fıtığı başlangıcı varmış. (Allah kimseyi hasta etmesin hele de işi bilmeyen insanların elline düşürmesin) Geçen kışın başlangıcında işyerimde otururken devamlı konuştuğum ve görüştüğüm bir müşterim elimdeki şişlikleri gördü. Sende romotoit artit olabilir dedi. Bir ilaç önerdi; deltacortil diye.. Aldığım 2. günü kendime geldim. Sanki dünyaya yeni gelmiş gibi koşmaya bile başladım. Bundan sonra hastalığı araştırmaya başladım.. En çok kronik bir hastalık olduğunu öğrendiğimde üzüldüm.. Tedavisi mümkün olmadığını.. Yine de yaşam kalitesini artırmak için bu ilaçlara mahkumuz.

Tüm romotoit artit hastalarına acil şifalar demiyeceğim, sadece yaşam kaliteniz güçlü olsun yeter...

Alpkan Kuruoğlu


Romotoit artrit hastalığına yakalandığımda 10 yaşındaydım.
Bir yılbaşı gecesiydi. Herşey çok normal giderken ertesi sabah uyandığımda yataktan kalkamadım. Ayaklarımı hissedemez olmuştum. Ailemin yardımıyla ayağa kalkmaya çalıştım. Daha sonra teşhis için hemen bir uzmana başvurduk. Yapılan tahliller sonucu eklem romatizması olduğumun teşhisi konuldu. Mersin'de yaşıyorum. Gittiğim doktorun tavsiyesi üzerine istanbul Çapa Tıp Fakültesi'ne sevk edildim. Orada bir müddet eklem tedavisi gördükten sonra Mersine döndüm.

5 yıl tedaviden sonra artık istanbul'da yapılacak bir şey kalmadığını öğrendikten sonra Adana Balcalı Hastanesinde 3 yıl tedavi gördüm ama bu beni pek fazla rahatlatmadı. Aksine orada gördüğüm hastalardan psikolojim bozuldu. Çok şanslıydım ki bilinçli bir anneye sahiptim. Adana'dan da vazgeçtikten sonra Mersin'de bir tanıdık vasıtasıyla alanında çok iyi bir doktorla karşılaştım. Yaklaşık 4 yıldır onun hastasıyım.

Şu anda romatizma yok denecek kadar az kalmış olsa da dikkat etmediğim zaman nüks edebiliyor. bu hastalığın en önemli özelliği stresten uzak bir hayata sahip olmak ve kendine çok dikkat etmek. Benim gibi diğer romatizma hastası olan tüm arkadaşlara acil şifalar dilerim.

İyi bir tedavi iyi sonuçlar getirecektir. sağlıklı günler dilerim...

miray


Ben 9 yaşında (1983) yılında JKA teşhisi ile yani; juvanil kronik artrit ile yaşamaya başladım. 14 yaşında başlanan iyi bir tedavi döneminden sonra bu hastalığı 25 yaşına kadar hiç bir şekilde hissetmedim. Tüm kontrollerim normaldi ancak 25 yaşında "artık geçti, kurtuldum" diyerek vucuduma aşırı yüklendim. Tekrar nüks etti.

Tekrar ağır bir tedavi dönemi geçirdim. Son 3 senedir ise hiç ilaç kullanmıyorum ve gayet de iyiyim, ancak ne yazik ki 2 ay kadar önce 11 yaşında olan oğlum da genetik bir yakınlıktan dolayı JAS yani juvenil ankilozan spondolit teşhisiyle tedavi altına alındı. Benim iki istirhamım var. Unutmayin ki bu hastalık genetik faktör taşıyor.

Bu nedenle muhakkak ki aile bireylerinin tamamının HLAB27 ve ANA tetkiklerini yaptırmalarını öneririm. Unutmayın erken teşhis ve tanı çok önemli... Çocuklarınızın en ufak bir rahatsızlığında muhakkak ki onun doktoruna siz veliler de kendi hastalığınızı belirtin... Ve mutlaka ve mutlaka uzman bir doktora muayene olun. "Ergenliktir, ağrısı olur, boyu büyüdüğündendir" gibi laflara sakın itibar etmeyin. Sakın ola da geçikmeyin.

Tüm romaturka ailesine sağlıklar dilerim...

murat taşın

Copyright 2007. Romaturka.org